Sünnet-i Seniyye Manzumesi

Seyran Özcan
31

ŞİİR


5

TAKİPÇİ

Sünnet-i Seniyye Manzumesi


Besmeleyle başla işe
Haram bulaştırma aşa
Rızık dağıt kurda kuşa
Sadakayla uzun yaşa
*
Tartıyı tam tutmalı
Haramdan el çekmeli
Alın teri düşmeden
Hakkı teslim etmeli
*
Kibri söküp at özünden
Kurtul ateşin közünden
Vakar aksın hep yüzünden
Dönme Rasulün izinden
*
Temiz tut hep üstünü
Konuşurken dön yüzünü
Sev yetimi, düşkünü
Her işinde tut sözünü
*
Merhamet et her bir cana
Rabbin rahmet eder sana
Bir ağaç dik ki toprağa
Hayrın yayılsın dünyaya
*
Ezan vakti durdur ânı
Namaz nurlandırsın alnı
Oruçla taçlandır canı
Budur kulluğun nişanı
*
Sünnet-i Ahmed şifadır
Ehli sünnete sefâdır
Her bir sünnet duâdır
Peygambere vefâdır

Seyran Özcan
Kayıt Tarihi : 22.2.2026 22:45:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.
  • Tuna Kafkas
    Tuna Kafkas

    XXI
    siz yesribte ege, hirada gece, kisrada ecelsiniz,
    oku/da hecesiniz siz, beni kelime yapan,
    tutsak yapan beni; beni siz…,
    yudum yudum suyumsunuz, iç ferahlatan berrak;
    harika bir insan oluyorum hatırımda siz varsanız,
    ve bahtıma iki yanı ağaçlı yollar düşüyor hep,
    ah;

    peygamberlerin hatemince,
    yetim tebessümleri yerleştirdiğimde yüzüme,
    ne zaman yürek boşluğumun duvarına,
    bir çivi çakılmak istense,
    o duvar tutmuyor çiviyi,

    belki,
    sadece noksan bir resimdim
    ümmete reva görülmüş şu kırık çerçevede...,
    ki kardeşim dediğiniz benden size,
    ancak hicâb olur sadece,

    nolaydı olaydınız kıyamadığım…,
    sizde olmak ve hissedebilmek için sizi,
    koparıp deste deste takvimleri de,
    nice rivayetler mi okumalı,
    nice mevlûd kandili pastaları mı kesmeli
    bilmem ki,
    bu ahir zaman ertesinde,

    yeni dileklere;
    yedi kat semanın,
    mütemadî senalı melekleri,
    ayrı/ayrı amin diyebileydi keşke;
    çarpışan beşerî çıkarların,
    kükürt kokularına bakmadan…,

    ki başka bir baharda;
    toplayıp satır aralarından,
    hayalet bir şehri uyandırmadan ve,
    zihin kıvrımlarımı süslemeden,
    veballi ayaklarımın parmak uçlarına basarak
    utangaç tebessümlerle,
    sessizce şiirler yazarım ben size…,

    nebevî nefesinizin siy/ah hırkası,
    sarsın ne olur; şaşkın yüzümü,
    sonsuzlukta açılan iftar sofranızda…,

    yağmur duaları kifayetsizken,
    bir mücrimin muhabbet gözyaşlarıyla,
    gözlerimi nazarınıza temaslayıp,
    cemalinize teslim edebilmektir
    ruhumu niyazım...,
    ah;

    Cevap Yaz

TÜM YORUMLAR (1)