Sudaki Anka Şiiri - Tuğrul Tanyol

Tuğrul Tanyol
10

ŞİİR


7

TAKİPÇİ

Sudaki Anka

Biz bülbül-i muhrik-dem-i şekvâ-yı firâkız; .
Âteş kesilir, geçse sabâ gülşenimizden
II. Selim


özlemin soğuk kışı, ırmağa karışan arzu
dallarda, üşüyen kanatlarından soyunmuş
sudaki billuru düşleyen ankâ
seslerimiz seslerimizi arıyor uzaklarda
ardımızda uzanan yollarda unuttuğumuz
kayıklar dolusu altın şarkı, mücevher, akik
ve kehribar ırmağın usulca yüzdürdüğü
eski bir şarabı taşıran esrik anılar
bahçelerden akardı ince bir kanûn renginde
güller ve güllere sürtünüp tutuşan rüzgâr

ağaç yağmurun biçimini alırdı uzaktan baksak yanılırdık
günlerin karaya çıktığı yerde dururdun
sıcak falında izlerin ve kumun
bir ses bir sese yansıtırdı pırıltısını
bir dağ bir dağı gölgelerdi ve o ıssız sürünün
tozları dağılınca başlardı gün
uzayıp giderdi yollar boyunca
ağacın ağaca fısıldadığı sürgün

zaman sesini yükseltiyor şimdi seyrelmiş otların arasından
kıyıya yanaşan kayıklardan iniyor
kalabalık, gölgesini ardında bırakıp
usulca bir imgeye dönüşüyor
ırmağın buzları erirken ötelerde
son kez dönüp bak, geride bıraktığın izleri topluyor çocuklar
eski bir evden, zümrüt bir kuleden
sevdiğimiz ve unuttuğumuz kadınların sözlerini uçuruyor rüzgâr

yaşamın acısı geçmiş buradan bir iz gibi sürüp toprağı
geçtik biz de çatısında binlerce ses çınlayan o ıssız geceden
karşılamak için seni: bilinmeyeni

artık susmalıyız, konuşsak bile
bizim acımızı kim anlayabilir
sen, sudaki rengine külünü savuran ankâ
ırmak akıp gitti, çoktan
küllerimiz küllerimizi arıyor hâlâ

Tuğrul Tanyol
Kayıt Tarihi : 9.8.2002 01:23:00
Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.
  • Sabri Özkan
    Sabri Özkan

    Küller küllere karışmıştır, ancak;
    Bulununca anlarsın hangisi soğuk, hangisi sıcak!
    Sabri ÖZKAN

  • Menevşe Meneviş Köylü
    Menevşe Meneviş Köylü

    Naci bey, Konu su olursa çıkar. Hele de suyun hallerinden, su döngüsünden haberdarsak... kesin çıkar.

    sayfada duran şiir çok özel bir şiir değil bence. Türkiye'ye gittikçe türkçe dağarcığıma yeni kelimeler eklemek zorunda kalıyorum. o kelimelerden birini şimdi yeri gelmişken hemen yazayım bakalım iyi duracak mı.

    Naci bey, sayfada duran şiirden ve sizin eklediğiniz şiirden elentürük alamadım. :)

    Saygılar,

  • Feyzi Kanra
    Feyzi Kanra

    Ben

    ben olsan
    güzel dururdun yüzümde
    baktıkça batan
    sivilce gibisin gözümde

    Menevşe Köylü

    Kısa öz
    özlü söz.:)) Anlayana...

  • Menevşe Meneviş Köylü
    Menevşe Meneviş Köylü

    Feyzi bey, şiiriniz sayfadaki şiiri aştı. Şiir kokusunu alınca sayfanıza kadar gittim. :)

    saygılar,

  • Feyzi Kanra
    Feyzi Kanra

    Şu dünyanın ensesine
    Bir tokat atasım gelir
    Bu rüyanın bu/sesine
    Sarılıp yatasım gelir.

  • Menevşe Meneviş Köylü
    Menevşe Meneviş Köylü

    önce bülbül geri dönmüş. bildiğimden değil, rivayeti böyle.

    her kanatlı anka olaydı, gögün yüzünde türlü gök olurdu, gürlerdi.

    Anka ve Ra.

    önce bülbül geri dönmüş...

    saygılar,



  • Namık Cem
    Namık Cem

    saygıyla
    namık cem

  • Nadir Şener Hatunoğlu
    Nadir Şener Hatunoğlu

    Saygı ile.. Şairimiz Tuğrul TANYOL, 'Sudaki Anka' başlıklı şiiriyle ağırlamış okurları. Teşekkür ederiz.
    Benimki bir fikr-i sabit değil; ama şiirde aradığım güzelliklerden biri de 'bağdaşıklık' yani insicamdır. Kendimi onarmak için uç bir örnek vermek istiyorum:
    ' Marmaranın mavi suları,
    ' Ağrı dağında bir kayak pisti.
    ' Uludağ'da hava bir bambaşka...
    İmgeler güçlü bile olsa, bağdaşmıyorsa, havada kalır. Dünkü yorumumda da buna benzer bir noktaya değinmiştim.
    Şairimize, antoloji.com/da kayıtlı ' Yaşam ' başlıklıu şiirimle eşlik etmek istiyorum:

    ' Üryan bir bıçak kişner
    ' Cılız sesine umudun.
    ' Buruşmaz keyfi avanak ilmiğin
    -boynunda erdemin.
    ' Çocuk gülüşüne açılan kollar,
    ' Müzede artık.
    ' Bir baş soğandır mutluluk,
    ' Sıkılan yumrukların altında' (1970)
    *Nadir ŞENER HATUNOĞLU: matematikçi-bilim uzmanı*

  • Orhan Balkarlı
    Orhan Balkarlı

    Baksañ ekser sühan-ı şâ'ir-i hâm
    Zülf ü sünbül gül ü bülbül mey ü câm

    Çıkamaz dâ'ire-i dilberden
    Kadd ü hadd ü leb ü çeşm-i terden

    Geh bahâra tolaşur geh çemene
    İlişür serv ü gül ü yâsemene

    Reh-i nâ-reftede cevlân idemez
    Sapa vâdîleri seyrân idemez

    İdemez sayd-ı ma'ânî-i bülend
    Atamaz gayrı şikârına kemend

    Geçinür ma'ni-i hâyîde ile
    Lafz-ı meşhûr u cihân-dîde ile

    Demiş Nabi.

    Şair ölçülü lirik dili, geniş muhayyilesi ile sapa vadileri seyran etmiş ve okuruna seyrettirmiş.Seçkideki kalite göz kamaştırıcı.Çok teşekkür ederiz güne getirenlere.

    Selam ve hürmetlerimle

  • Tayyibe Atay
    Tayyibe Atay

    'seslerimiz seslerimizi arıyor uzaklarda '

    hep aradık,bulduk mu ki şair!..kaçışlar başladı dört bir yana..saklanan saklanana!..:))

    'sen gittin
    dağ geldi yanıma
    dağ da giderse eğer
    dayanamam..'.

    demiştim bir şiirimde...yanlış dizmişim dizelerimi...dayanılıyormuş meğer!..

    ve evet...seslerin seslere vurduğu yerde oluşuyor gelecek...biraz aşk,biraz sabır,biraz dostlukla...ötesi mi,belli işte!..hiçlik ve sonsuzluk!..

    ey canımı yoluna koyduğum aşk
    neredesin,ankalar sulara inmiş,bak!..

    dedim ben de,bu güzel şiir üstüne..parmaklarımı kör olası harflere basarak...cızıklayıp durdular...

    tıkla bakalım fare!...:))))

    herkese saygılarımı...şairi kutlayarak..

TÜM YORUMLAR (20)