Dünden kalan nöbet, suç zemininde,
İki seksen yatar, kan yemininde,
Kızıl alev yanar, göz derininde,
Sanki toprak kokar, ten serininde.
*
Gözlerinden akan, tuzlar diner mi?
Yıkarsa elini, kiri siler mi?
Ciğerinden hava, bana geçer mi?
Soğuk dudakların, tene değer mi?
*
Yıllarca takılan, maskeyi gördük,
Hiç yokmuşçasına, hepsine güldük,
En güzel sarıyı, yüzünde ördük,
Ciğer kokusunu, içine gömdük.
*
Dünden kalan hesap, suçun anında,
İki seksen uzar, yolun yanında,
Kızıl gölge durur, gözler kanında,
Sanki toprak kokar, soğuk canında.
*
Gözlerinden tuzlar, sessiz akar mı?
Kirli ellerini, suyun yıkar mı?
Ciğerime hava, senden çıkar mı?
Yaklaşan dudaklar, ruhu yakar mı?
*
Yıllarca yüzlere, maske inmişti,
Güldük hepsine biz, oyun dinmişti,
En güzel sarı renk, tene binmişti,
Ciğerin kokusu, ona sinmişti.
*
Dünkü mesailer, bugün sürüyor,
İki seksen beden, yerde çürüyor,
Kan kırmızı hüzün, gözü bürüyor,
Toprağın kokusu, tende yürüyor.
*
Gözlerinin tuzu, eli paklar mı?
Yıkanırsa kanlar, suçu aklar mı?
Ciğerim nefesin, içte saklar mı?
Yaklaşıp dudaklar, ten kucaklar mı?
*
Yıllarca takılan, maskeden geçtik,
Yok sayıp hepsine, gülüşler biçtik,
En güzel sarıdan, maskeyi seçtik,
Ciğer kokusunu, onunla içtik.
Kayıt Tarihi : 4.10.2026 00:11:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!