Bir an kavuştuğumuzu düşün ve gözlerini yum
Düşün ki, boynuna yıldızlardan kolye
Kır çiçeklerinden saçlarına taç koydum
Öğlen sıcağında gölgelendiğin söğüt dalı
Gece ayazında sana ateş yine ben olurdum
Ey sevgili sen bana bin kalplik sevdasın
Mabedime giden yol
Ki, o senin gözlerindir
Bakma ne olur öyle geçemem
Boğar beni vehimlerim
Girip de, kendimi, bulsamda mavileri
Kovarsın sonra, ben bilirim seni
Aşka dair ne varsa hepsini satın aldım
Bir asuman kaldı ona da haber saldım
Gökteki yıldızları yakamozu deryayı
Aşka dair ne varsa hepsini satın aldım.
Söylenmeyecek artık bilinen hiç bir şarkı
Ölmek için doğduysam
Ki, öyle
Korkmuyorum ölümden
Elmayı babam yemiş
Ben kovuldum cennetten.
Sen dediğimden beri adına aşkın
Toprağım çorak yollarım dar
Boğazım kurumuş dilim kurumuş
İnadına gözyaşım sel olmuş akar
Sen gibi artık çoğu eşya
Ekmek ve su...
Nasıl ki, eriyor şeker çayın içinde
İşte öyle eririm süslü hatun görünce
Şeker çaya tat verir içene lezzet
Süslü bu laf anlamaz dünyamı eder zehir.
Bıktım artık Allah'ım kurtar beni bu dertten
Hayal-î zirvedeydim her taraf sen
Anlat diyorsun ama ya küsersen
Nerden başlasam ki, hangi fasıldan
Bal damlamıştı dilime dudaklarından
Utanıp önce yok desende
Ne bize vakit kaldı nede biz geçtik vakti
Çoğumuz baharında bir tanemiz bebekti
Kimimiz bir tembih kimimiz yarım şarkı
Giderken son buseyi kimi hicran bıraktı
Aşk ne kutsal ne ulvi his
Tarifi yok ki, kimse bilemiyor
Say ki masal, yahut sarhoşluk
Adı kısa özü bilinmiyor
Lakin kendi uzun çok uzun
Ne mutlu sevene
Akasyayı sorarsın çocuk
Bilmem nasıl anlatmalı
Hoş bende unuttum
Hoş kokulu akasyayı
Topsuz top oynamayı
Bilyeden kay kay telden araba




-
Su Samalar
Tüm Yorumlartebrik ederim arkadaşım..zekan ve nüktedan tavrın bu şiire de bulaşmış..saygıyla eğilirim :)