Sonsuz Bildiğim
Masumiyetinin gölgesinde gizlenmiş,
İhtişamlı güzelliğinin mahkumuyum ben.
Sıradışı bir hırsızlık bu sonsuz bildiğim;
Sen benim ömrümü çaldın, ben suçunu sevdim.
Gidişini bu kadar kusursuz kılan,
Vefadan yoksun olman mıydı?
Canımı acıtışını abartarak anlatmayacağım;
Zira bu sessiz yıkım en büyük feryadımdır,
Yine de yerimde olmanı istemezdim sonsuz bildiğim...
Öylesine sevilen değildin;
Heves kadar kısa, zevk kadar anlık,
And olsun, bu kadar karanlık değildi aşk bildiğim.
Ben seni gökyüzü bellemiştim,
Meğer kendi kıyametime sığınmışım...
Yolun uzunluğu yanındaki yar ile kısalırdı,
En zor günler bile geçilirdi el ele.
Hiçbir şey yük değildir gerçekten seven birine;
Kızgınlık, dargınlık ya da kırgınlık,
Bahane değildir hiçbir zamansız gidişe.
Giden arkasında bir bahane değil, bir enkaz bırakır.
Ben gururumu kaç kere yere serdim;
Kaç geceyi uğurladım uykusuz,
Umutsuz başladım her güne sen yoksun diye.
Ben kendimden vazgeçtim de, senin bir tek cümlenden vazgeçemedim.
Bu yaptığın kanunsuz bir kaçış,
Bedeli ağır, faili meçhul bir suç, sonsuz bildiğim...
Düştüğüm kuyunun karanlığından,
Kaç kere uzattım elimi, tutmadın.
Yukarıda nefes alan sendin, dipten ölüme yürüyen ben.
Ben sevendim, ben ölendim...
Sonsuz bildiğim meğer bir sonmuş;
İşte bunu öğrendim...
Kayıt Tarihi : 11.01.2021 12:26:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!