Son yüzyılın en sinsi hastalığı gıybet hastalığıdır... 100 küsür yıl önce medya organlarınında sinsice hayatımızın içine müdahil olması ile birlikte, bu hastalık ayyuka çıktı... İşin garip yanı, hemen hemen toplumun %90'ı bu hastalığa yakalanmış olmasına karşın, hiçbiri hasta olduğunu kabul etmiyor..Kişilere,
-"neden gıybet ediyorsun" denildiğinde;
-"Ben olanı konuşuyorum" diye karşılık veriyor...
Olanı konuşmak gıybet...olmayanı konuşmak ise zaten iftiradır.. Her ikiside büyük günahtır... Her ikisi de kul hakkı içerir... Oysaki dinimiz, gıybeti de iftirayı da men etmiştir... Çünkü dinimizde aslolan, ayıbı kusuru günahı açmak değil... örtmektir... Dikkat ederseniz, İslam ülkelerinin tamamı fitne (dedikodu ve zan) yüzünden, önce parçalara bölünmüş..Sonra istila edilmiştir... Bölünmenin fitilini ateşleyen ise, ırkçılık, adamcılık,zan, kov ve gıybettir... İslam ülkeleri kendi içinde, ırklara, milletlere, cemiyetlere, cemaatlere,partilere, localara bölünmek kaydıyla paramparça olmuştur... Akabinde istila edilmiştir... Biz Müslümanların başına gelen tüm musibetlerin altında, Kur'an'a ve sünnete aykırı Hayat yaşamamız yatmaktadır.. Kur'an ve sünnet kusurları ört diyor... biz açıyoruz.. Kur'an ve sünnet zandan sakınmamızı emrediyor... Bizim tüm hayatımız Zan üzere şekilleniyor... Kur'an ve sünnet Sadece Allah'tan kork diyor... Bizler Allah'tan başka her şeyden korkuyoruz, utanıyoruz da, bir tek Allah'tan korkmuyor ve utanmıyoruz... Kur'an ve sünnet, Az konuş çok dinle diyor... Bizler çok konuşup az dinlemeyi tercih ediyoruz.. Kur'an ve sünnet ilmi Çin'de de olsa arayın bulun diyor... Bizler ilimden başka her şeyi arayıp buluyoruz.... Kur'an ve sünnet, " gün içinde en çok neyi anarsan senin rabbin odur" diyor.. Biz Allah'tan başka her şeyi anıyoruz... Namaz saatlerinde kıldığımız üç beş rekatla Allah'ı andığımızı sanıyoruz... velhasılı kelam; ne çekiyorsak Kur'an'a ve sünnete aykırı yaşadığımız için çekiyoruz...
Şimdi gelelim gıybet ve iftira konusuna... Bakın arkadaşlar, gıybet ve iftira sadece güncel hayatımızın içerisinde değil.. sosyal medyada bilip bilmeden müdahil olduğumuz her mevzuda gıybet ve iftira içermektedir...
Yani, gerek görsel ve yazılı medyanın... Ve de gerekse sosyal medyanın hayatımıza girmesi ile birlikte, Bizler resmen gıybet, zan ve iftiranın kazanına düştük.... Biz yiyip bitirdikçe, birileri medya aracılığı ile üzerimize gıybet zan ve iftira içeren yemekler döküyor... Yemelere doymuyoruz... Ama işin garip yanı; medya aracılığı ile içine düştüğümüz dedikodu gıybet zan ve iftira kazanının farkında bile değiliz.... Gündüz kuşaklarını göz önüne alın... Bize cazip gelecek dedikodu gıybet ve zan içeren haberlerle resmen hipnoz ediliyoruz... Sosyal medyayı açıyoruz...."o onu demiş...bu bunu demiş..şu, şunu yapmış tarzında haberlerle karşılaşıyoruz .. ve bilmeden kendimizi olayın içinde buluyoruz... Olaylar hakkında fikir yürütüyoruz.. zanda bulunuyoruz.. taraf oluyoruz... Hakkında gerçekten bilgi sahibi olmadığımız konularda bile yorum yapıyoruz... Yorumlarda insanlarla tartışıyoruz... Ama, medyadaki kişileri bizzat güncel hayatımızda tanımadığımız için bu yaptığımızın gıybet Zan ve iftira olduğunu kabul etmiyoruz... Vallahi gıybet... vallahi zan... vallahi iftira... İster bizzat tanıyın... istersenizde tanımayın. gerçekten bilgi sahibi olmadığınız halde hakkında konuştuğunuz, yorum yaptığınız, zan ettiiğiniz, her konuda vebal altındasınız..Her konu hakkında sorguya çekileceksiniz... Hakkında yorum yaptığınız konuştuğunuz ve Zan ettiğiniz kişileri tanıyın veya tanımayın... Bilmeden o kişilerle kendi aranızda bir karma oluşturuyorsunuz...Ve bilinki, yaptığınızı yaşamadan bu dünyayı terketmeyeceksiniz... Bu yüzden Efendimiz birçok hadis-i şerifinde az konuşmamızı tavsiye etmiştir.. kur'an-ı Kerim "hakkında gerçekten bilgi sahibi olmadığımız konular hakkında yorum yapmayın" buyurmuştur .. Efendimiz birçok hadis-i şerifinde;
"Mümin kardeşinizin ayıplarını örtün ki Allah da sizin ayıplarınızı örtsün" buyurmuştur.... Ayetlerin ve hadislerin her biri, amel edilmediği müddetçe,kitabi nir bilgi olarak kalır...sizi Allaha yanaştırmaz .. eğer ki gıybetin zannın ve iftiranın günahını bilseydiniz, konuşmamak için dilinizi ısırır..Zan etmemek için Dağ başına çekilirdiniz..
Örtün...Ayıpları örtün..çünkü rabbimiz örtendir..gizleyendir..bağışlayandır .gaffardır..SETTAR'dır
Kayıt Tarihi : 12.08.2026 16:06:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!