Son Sobe
Puslu bir sabahın eşiğinde durdum,
Tam da içimin çölü gibi gökyüzü.
Kaç kere gidişine yeminler kurdum,
Yine de senden çekemedim bu yüzü.
Gökkuşağı utandı bulutun ardından,
Bir çizgi gibi sıyrıldı karanlıktan.
Senden kopamadım, yandım harından;
Bir seni sevdim ben, bir de yalanlarını.
Gözünün karasıyla çöktü bu pus,
Tam içim gibi kalpsiz, tam içim gibi vefasız.
Gökkuşağı büküldü bulutların arasında,
Bir zehir gibi aktı, yine kaldım dermansız.
Ben kendimi senden söküp alamadım;
Bir seni sevdim boyun eğerek,
Bir de o koynumda beslediğim tatlı yalanlarını.
Meğer ne ağırmış sevdanın yükü,
Sırtımda bir dağ gibi taşırken.
Senden öğrendim özlemenin asıl rengini;
Uzaklaştıkça büyüyen bir uçurummuş meğer.
Katman katman bulutlar yığıldı üzerime,
Karanlık gömdü, gök örttü ama yetmedi…
Hiçbiri saklayamadı bende bıraktığın bu yangını.
Ne saklayabildi bu yangını bulutlar,
Ne de yalanların soğutabildi içimi.
Bir cellat gibi dikildin karşıma;
Sevmenin bedelini,
Her nefeste can vererek ödedim.
Puslu havanın arkasına sığınan gökkuşağı gibiydi
Sana dair umutlarım:
Uzaktan parıldayan,
Yaklaştıkça yok olan bir aldanış…
Şimdi hangi göğün altına kaçsam,
Kendi sesimden önce senin yalanların çınlıyor.
Ağır dediğim bu yük,
Meğer senin yokluğun değilmiş;
Hâlâ seni bekleyen bu biçare kalbimmiş.
Söyle, katman katman bulutlar bile örtemezken sızımı,
Ben bu yarayla,
Hangi günün sabahına uyanayım?
Bıraktım göğün altında kalan ne varsa,
Gökkuşağı sönsün, pus çekilsin artık.
Bir seni sevmenin bedeli buyduysa eğer,
Ben o bedeli canımla ödedim, bitti.
Katman katman bulutlar kapatsın izini,
Ne yalanların kalsın geride, ne de ağır yükün.
Özlemenin ne olduğunu öğrettiğin gün
Gömüldün bu kalbe;
Açma bir daha gözlerini,
Sobe…
Kayıt Tarihi : 28.09.2026 20:58:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!