Son Şiiri - Emre Arvas

Emre Arvas
16

ŞİİR


1

TAKİPÇİ

Son

Kafama zehirlerin en büyüğü saçılmış
Soru üstüne soru cevaplardan kaçılmış

Bu gidişim nereye neredeyim ve niçin
Bin arı iğneledi bir dirhemlik bal için

Bulamadım kanımı durduracak devayı
Sakladım ceplerimde sıcak bir elvedayı

İhtiyarların bir bir çekip gittiği yerde
Huzuru görmüş gibi koşuveriyorum ben de

Altın sırmalı kervan yola çıkmış sabahtan
Eyvah gaflet uykusu sarmış dört bir taraftan

Sancılarım böğrümde kızgın bir kılıç şimdi
Savuran bu kılıcı göremedim ki kimdi

Gözlerim bu göz ile görülmeyeni gördü
Bu muştulu gündüze varmak kaç sene sürdü

Peşimde haramiler bohçamda altın semer
Ezelden böyle gelen bu devran böyle gider

Doğurdu annesini minik elli bir bebek
Taradı ak saçını ensesinde biterek

Korkunç gece yarısı kapımı çaldı tak tak
Bir ölüm soğuğuna büründü sıcak yatak

Adımı bilen kimse yüzümü hatırlayan
Kalmamış ne sesimi ne de beni tanıyan

Dünyada bir yabancı mezarlıkta bilinen
Benim işte o benim diyerekten inleyen

Yolun öbür ucunda karanlıkta beliren
Huysuz bir ihtiyarın bastonuyla devrilen

İşte benim hayatım çıplak bir heykel gibi
Her fırça darbesinde belli bin yara izi

Tutmuş gibi yorgunum yıllardır nefesimi
Parçalıyor gövdemin sert göğüs kafesini

Kafam binbir hayalin resmini çizmektedir
Göklerden ses işittim şanlı tılsım sendedir

Sendeledim ve düştüm dizlerim yaralandı
Öldüm zannediyorken perdeler aralandı

Bin parçaya bölündü ruhumun her zerresi
Sırtımda bitiverdi yorgun hançer nefesi

Gidip geldim yolları arşınladım yılları
Kırıldı en derinden korkunç deprem fayları

Sarsıldım kıyameti andıran bir acıyla
Yere serdim kalbimi tahtıyla ve tacıyla

Karşıma alıp beni dedim hepsi bu kadar
Geldik yolun sonuna hazan oldu bu bahar

Emre Arvas
Kayıt Tarihi : 19.8.2019 21:21:00
Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!