Sol Elle Yazılanlar Şiiri - Cahit Koytak

Cahit Koytak
81

ŞİİR


24

TAKİPÇİ

Sol Elle Yazılanlar

kuyu dolana kadar, dolup taşana kadar bekle,
yeni bir şey yazma, yazmaya çalışma.
daha önce yazdıklarına bakabilirsin,
onların saçlarını tarayabilirsin,
tüylerini yakabilir, yüzlerine bir kat boya
bir kat hüzün daha atabilirsin;

yeni kuyular açma, bu kuyu işini görür;
huş ağacının altında otur
cinlerinin başını okşa, bitlerini ayıkla.
senden de, babandan da yaşlı,
senden de babandan da bizanslı
kargalarla konuş;
süleyman’ın neşidelerini meşk et onlardan.

yalnızlığına kendini ekip çöle çevirme onu,
son çare, tanrıyı ek, onun boncuklu kelimelerini,
göğün ve cazın ırmaklarını geçir içinden

bağa bahçeye çevir onu komşular için,
yolcular için, yoksullar için,
ağaçlarını buda, çitlerini onar,
ama kapısını sök at yalnızlığının.

bol bol uyu kıyısında şu ırmağın, bu ırmağın,
hangisi alıp götürüyorsa rüyalara seni;
ne yap yap rüya gör, bol bol rüya;
rüyalarında yitir kendini.
rüya göremiyorsan, otur şu ağacın
ya da bu ağacın altında, rüya tasarla
hangisinin kökleri göğe uzanıyorsa.

yine de daralırsa için,
yine de sığmazsa kafan evlere, kafelere,
kuyunu sırtına vur kırlara açıl,
dağlara tırman;

yürürken kitap okuma ama,
bir meleğe çarparsın sonra,
bir ağaca, bir taşa,
bir başka ‘yürürken kitap okuyan adam’a,
kurt kuş güler sonra sana
ve okuyup okuyup gülmelerine,
ağlamalarına,

dağa taşa yazı yazmayı bırak,
göğe kuyu kazmayı bırak,
kendi kendine konuşmayı da;
son çare Tanrıyla konuş,
Tanrının rüzgârlara, yağmurlara
ve yalnızlara öğrettiği kelimelerle.

Cahit Koytak
Kayıt Tarihi : 8.5.2013 13:41:00
Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.
  • Cumali Tektaş
    Cumali Tektaş

    Kaleminiz daim olsun

  • Harun Tokucu
    Harun Tokucu

    Azrail'in Can Alması Belki Kurtuluş

    Git
    ne olur açma nasırlaşmış yaramı
    patlamaya hazır volkanlarım var..
    Dinle
    Yaşam yüküm çöllerden yaylım
    Dağlardan ağır dertlerim var
    Hani
    ağlamak yoktu ağır yük yüklenmezdi
    Dert üstüne dertler geldi Yedi bitirdi
    Yalnızım
    Oy anam oyy nedir bu çileler işkenceler
    Akıyor gözyaşlarım okyanuslara doğru
    Giden
    Yıllarımda aldatmayan kalmadı
    Faydalanmayan halim hatrım sormadı
    Ben
    Yetimlerden daha yetim karamsar
    Feryadım duyan yok ey İnsanlık
    Sen
    Acımasız farklı yaratık
    Duygusuz nankör kedi
    Yandım
    Anam yok babam yok
    Gurbetin kara bağrında Yalnızım
    Yalnızlık
    Kötü değilsin şerefimsin herşeyim
    Kahpe dünyadan daha iyisin kal yanımda
    Lazımsın
    Kalleşce dar boğaza sokanlardan
    uzak hep yanımda ol yanımda kal
    İsyanım
    Allah'a değildir bu hale getirenlerdir
    hakkıma göz diken alçaklaradır
    Ölüm
    Vız gelirsin sen bana anlamlısın
    acın o kadar kısaki suskunlukta mutluluk var
    Oysa
    Yaşamak o kadar acıdırki her bir sorun
    onlarca ölüm gibi kandırılmaksa binlercesi
    Önemlisi
    Düşünce özgürlüğüme Vurulmuş zincirler
    geçmiş ve geleceğimi dirhem dirhem zehirler
    Yeter
    Azrail'in can alması belki kurtuluş
    İnsanın insandan can alması Savaş
    Haykırıyorum
    Kim benim Allah'ım Tüm haklarım okunsun
    Okunmayacaksa tüm beyinler yok olsun
    Öyle
    Bir yok olsunki ne bu dünyaya gelen acı
    nede acılar insanlarla birlik olsun beraber olsun birlik olsun

    Harun Tokucu

  • Osman Nurani
    Osman Nurani

    ...tabii ki kıymetli DEMİRCAN daha hoş ola bilirdi.

    ...ama elimizdekiylen yetinmemiz gerekiyor.

    ...ilke olarak buraya özel şiir asmayı yadırgasamda bundan böyle siteye şiir asmayacağım için ve özel bir gün 'anneler günü' için kaleme aldığım ve sizin tarfınızdan da 'çabuk BIKIYOR anne' kafiyesini de içeren bir dörtlükde ekledim ve buradan TÜM ANNELERE hediye ediyorum.

    ANNE

    Duydum ki bugün anneler günüymüş
    Tüm yollar sana ÇIKIYOR anne
    Annesiz insan yaşayan ölüymüş
    Düğmeler boğazım SIKIYOR anne

    Zaman bizi bizden alıp yutuyor
    Anne demem avrada çok batıyor
    Çözemedim altında ne yatıyor
    Ayrılık hasretin YIKIYOR anne

    Okuldu, memurluktu çekip gittim
    Kaprisime uyup karnından ittim
    Helal yoksa, mahşerimi kaybettim
    Bu haller canımı SIKIYOR annem

    Ne hayallerle, aşkla evlendirdin
    Mürüvvetini göreceğim derdin
    Geline acır kol-kanat gererdin
    Elkızı bu, çabuk BIKIYOR anne

    Hakkıyla sana evlat olamadım
    Her an arayıp halin soramadım
    Ahdimin arkasında duramadım
    Hatalar içimi YAKIYOR annem

    Geçen günler artık gelmez geriye
    Şeklin, siman benzer Huri-Periye
    Ömür bitmek üzre geçmiş seriye
    Aylar, yıllar, günler AKIYOR annem

    NURANİ evladın tutkun sevdana
    Hatasını döktü serdi meydana
    El açıp yalvarır Yüce Yezdan’a
    Gözlerin hep bana BAKIYOR annem

    Osman NURANİ///08/05/2013


  • Hüseyin Demircan
    Hüseyin Demircan

    dağa taşa yazı yazmayı bırak, 
    ol göğe kuyu kazmadan ırak, 
    kendi kendine de konuşma sus

    Tanrının rüzgârlara,
    yağmurlara 
    ve yalnızlara öğrettiği kelimelere mahsus
    bir ortak lisan
    Tanri ile suskun.. hasbihal etmeli insan..

    seklin de olsa idi.. daha hos olurdu.. dimi osman bey..

    kulagi oksar tirmalamazdi.. zannimca..saygilar..

  • Hikmet Çiftçi
    Hikmet Çiftçi

    KENDİMİZİ KENDİ KAZDIĞIMIZ KUYUYA ATIYORUZ…

    İnsan, her geçen gün, kendine yeni kuyular kazmakta ve kazdığı kuyuları yine kendi varlığıyla doldurmaya çalışmakta.
    Bir kuyu ve sadece bir insan.
    Bir kuyu içinde yalnızlığa mahkum edilen ruhumuz.
    Sadece “ben” diyerek “bencilleşen” ve kendinden başka hiçbir şeye değer vermeyen, hatta başkalarının varlığının farkında bile olmayan, kendi kuyusunu doldurmaya çalışan, çıkarcı, basit, bencil insan tipi.

    Ne kuşların cıvıltılarını, ne yıllara meydan okuyan o, okşandıkça, ovaladıkça hoş ıtırlar saçan huş ağacının kokularını yaşamaktan kendini mahrum eden insan.
    Bir ağacın altında, serin gölgesinde bile kendini dinlemeye, kendini anlamaya fırsat vermeyen yalnız insan.
    *
    Şair Cahit Koytak' a göre; gündelik hayatın akışına sonsuzluğu ve ebedi yaşamı göz ardı edercesine kendini bırakmış olan insanların derinlik boyutunu kaybetmiş olmalarıdır. Eşyanın metafizik anlamını ve boyutunu göz ardı eden insanlar, şair için her şeyin kıyısında, nesnelerin arka planına geçemeden yaşayan kişiler olarak görülmektedir.
    –Alıntı-


    “yalnızlığına kendini ekip çöle çevirme onu,
    son çare, tanrıyı ek, onun boncuklu kelimelerini,
    göğün ve cazın ırmaklarını geçir içinden”

    Cahit Koytak, felsefesini gayet net bir şekilde yukarıda ifade etmişler.
    Onun için, insanlar yalnızlıklarına kendilerini ekerlerse, ruhlarını, şuurlarını, yüreklerini çöle çevirirler.

    Kendilerini bu kadar yalnız hissetmek yerine, bu kadar bencilce düşünmek ve hatta ruhsuzlaşmak, maddeleştirmek yerine, gönüllerine Allah’ı ekmelidirler. Allah aşkı, onu daha insan yapacak, hayata ve varlıklara daha manevi, ilahi bir anlayışla bakmasını sağlayacaktır.

    Hep maddeyi gören ve düşünen, kendi de sadece maddeden ibaret olduğunu düşünür.
    Maneviyatın hazzını yaşarsa, kendinde de sevgi gülleri, insanlık çiçekleri, tabiatın yeşilliklerine uygun ruhunda manevi güzelliklerin bahçeleri açacaktır.
    *
    Yine, yazacaklarımı, şairi anlatan alıntı yazı ve şiiriyle bitireyim.
    Zira yazı uzadıkça pek okuyan olmuyor.



    “Küçük, sıradan hayatın içinde kendisini sonsuzca yaşamaktan alıkoyabilecek öğeleri bulup çıkarmaya çalışan şair, artık kendini yabancı hissettiği hayattan kaçışını da şu şekilde dile getirmektedir:

    Her gün yüzlerce sözcük kazıyorum zihnimden
    Bir kucak kitap yakıyorum
    Filmi yarıda bırakıp kaçıyorum
    Kapıları çalıp kaçıyorum
    Çocukları görüp kaçıyorum
    Anneleri babaları görüp kaçıyorum
    Örtülere bürünüp örtüleri savurup
    Kaçıyorum ben
    Hepinizi bırakıp bu ılık suda
    (Huş Ağacı Hakkında Bilgi Topluyorum)

    Tercihini yapıp sonsuzluğa kanat açan bir martı gibi bu hayatın geçici öğelerine paydos diyen şairi artık hiçbir güç tekrar bu hayatın sıradanlığına çekmeye yeterli olmayacaktır. Nitekim asla geri dönüşü olmayan bir idam kararının veren bir hâkimin kalemini kırışının andırırcasına şair de içinde bulunduğu dönülmesi artık imkansız durumu şu mısralarında dile getirmekte:

    Ben sazımı kırdım dosyamı saçtım
    Kağıtlarımı yaktım
    Kuşlarımı uçurdum
    (Huş Ağacı Hakkında Bilgi Topluyorum)”

    * İKİ TIRNAK ARASI ALINTIDIR.

    Sevgi ve saygılarımla.

    Hikmet Çiftçi
    10 Mayıs 2013

    “GERÇEK DOSTLAR BİRLİĞİ”

  • Osman Nurani
    Osman Nurani

    dağa taşa yazı yazmayı bırak,
    göğe kuyu kazmayı bırak,
    kendi kendine konuşmayı da;
    son çare Tanrıyla konuş,
    Tanrının rüzgârlara, yağmurlara
    ve yalnızlara öğrettiği kelimelerle.

    ...her güzelde bir kusur olduğu gibi hemen birçok faydasız görünende de istenilirse bir tutar dal buluna bilir.

    ...yukarıya aldığım bölüm bu açıdan oldukça gözdoyurucu geldi bana.

    ...saygılar.

  • Hüseyin Demircan
    Hüseyin Demircan

    kuyu dolana dek.. sabirla bekle
    ne defter al eline.. ne yeni bir sey ekle
    yuzlerin de boya saclarin da ak
    daha once yazdiklarina bak
    yuregin de ucusan kelebekle
    saclarini tara.. olmaz bas genc yasta
    kabak

    hus agaci altin da otur
    bitler basin da yapar iken tur
    oksa musfikce basini cinlerin
    bizansli yasli kargalara olmasin hinc ile kinlerin
    suleymani mesk et onunla konus
    sor nicin yapiyor gubreye konus..

    tur turev.. seklen.. forma girsin de.. var zirva olsun..

    fakat.. kuyum bos.. icim bos.. dolana dek yazmiyacagim.. demis zaten..

    neden bu kadar ustune gidiyorsun..

    gitmiyoruz efendim.. uzerine filan gittigimiz yok..

    kuyusunu doldurmaya calisiyoruz..
    yururken kitap okumasin.. meleklerle carpisabilir tamam da.. molalar da.. cagdas siiri hakki ile verenlere.. karsi olmadigimizi..

    estetik bozukluga karsi durdugumuzu idrak edip.. ogle molalarin da kompozisyon
    calismali.. bu vesile tesekkur ederim saygilar
    ..

  • Hüseyin Çelebi
    Hüseyin Çelebi

    Yalnızlığa da insanın ihtiyacı vardır bazı şeyler kalabalıkta mahkeme edemez insan. Şiirin içeriliğini bilemem şu ifade hoş değil. Yalnızlığına kendini ekip çöle çevirme onu,
    son çare, tanrıyı ek, ekilir dikilir gibi olmaz ha şu olur Allah sevgisini ek kalbin temizse hazreti Allah’ı kalbine çağır yalnızlığına bağır demeli insan yalnız kaldığın da yalnız değildir kalbine sahibini çağırdığında. İnsan kalabalık da da yalnız hissedebilir kendini kalabalıklar yalnızlığı bozmaya bilir sevginin muhabbetin anahtarını kaybederse insan çölden farksızdır saygılar

  • Hüseyin Demircan
    Hüseyin Demircan

    efendim cahit bey caponyali mi.. elbette degil..
    ben kalkip turk olan birine.. arap alman ingiliz diyemiyecegim gibi capon da diyemem..

    peki cahit bey bayan mi.. elbette degil.. ben bir erkege bayandir der yalan soylersem..

    surda benim on paralik itibarim olur..
    yazdigima ehemmiyet verir.. benim yorumlarimi okurlarmi..

    peki cahit bey sairmidir.. bittabii degil..

    kalkip ben.. sair olan birine.. sair degil diye iftira atamiyacagim gibi..

    sair olmuyan birine de.. sairdir diyebilirmiyim..

    peki benim bir garezim olabilirmi.. tovbe hasa.. hic kimseye.. yakinimdir.. ahbabimdir.. esim dostum hemserimdir diye tolerans tanimiyacagim gibi..

    diyelim ki.. can dusmanim.. ben kalkip dusmanim diye onun sairligini gormezden gelebilirmiyim..

    sair degil ise.. dosta dahi degil derim..

    bende yalan olmaz..
    benim dusmanim degil.. kisisel garezim yok..
    yemin billah kendisini tanimam etmem.. ismini ilk kez duyuyorum.. cok kez duysamda fark etmez.. sair degildir..
    saclarini malalamali.. taramalidir..

    beterin beteri var.. buna da sukur.. kalkip ulu orta.. hakaret edebilir

    bizi asagilayabilir iken.. edepli edepli duz yazi yazmis.. bu nedenle kutlarim.. secki sebeb mutesekkirim..

    beterin beteri deyince..

    Hz Musa A.S.. miraca cikacakmis.. yolda giderken..
    kumlarin icinde yatan bir kimse gormus.. selam vermis.. neden yattigini sormus..

    kumda yatan..

    -insan icine cikamiyorum.. cirilciplagim.. bir elbisem yok.. onun icin kumda yatiyorum.. demis..

    Hz Musanin miraca gidecegini ogrenince..

    - Rabbine selam soyle.. bana bir elbise versin.. demis..

    Hz Musa basustune deyip oradan ayrilmis. gitmis gitmis.. ileri de.. surunerek giden birine rastlamis.. bu cok yasli kimseye selam vermis..
    miraca gidecegini ogrenen yasli adam da..

    - Rabbine selam soyle.. ben cok yasliyim.. bana bir merkep versin bineyim.. yuruyemiyorum.. demis..

    basustune.. deyip ayrilan Hz Musa.. miraca cikmis.. donuste yine bu yasli kimseye rastlamis..
    - ne oldu.. rab merkep verecekmi bana .. diye sormus..

    Hz Musa A.S
    - senin bir komsun varmis.. yakinda merkebi doguracak.. o ilerde yavrusunu sana verecek.. deyince.. surunerek giden yasli adam.. ofkelenmis..

    - o adamin mali bir iken iki olmasin.. vara ben merkep filan.. istemem.. demis..
    megersem boylesine fesatmis.. rabbimiz onun icin vermiyormus..

    derken.. kumda ki yatan ciplakla karsilasmis yine..

    - ne oldu.. rabbin elbise verdimi.. demis..
    Hz Musa

    - ben elbise isteginizi ilettim.. eger sukur ederseniz.. sabir ederseniz.. ilerde elbiseniz olacak.. buyurmus..

    Ofkelenen ciplak..

    -Yahu surda ciplak yatiyorum.. daha neyine sukur sabir edecegim.. deyince..
    .. bir ruzgar esmis.. uzerinde ki kumu da alip goturmus..

    meger kanaatkar degilmis..

    kissadan hisse.. beterin beteri var.. buna da sukur arkadaslar..
    bu vesile ilede kutlarim.. saygilar..

  • Arap Kurt
    Arap Kurt

    yine de daralırsa için,
    yine de sığmazsa kafan evlere, kafelere,
    kuyunu sırtına vur kırlara açıl,
    dağlara tırman;
    ...

    kendinden kaçamadıktan sonra mekanı terk etmek
    ne kadar çaredir ki üstadım

    seçki güzel ve isabetli
    saygılar

TÜM YORUMLAR (11)