Taa uzaklara gittim.
Çok gerilere, geçmişe!
Sobada kaynayan ıhlamur çaylarını,
Kestane pişirdiğimiz,
Alevlere baktığımız günlere!
Kış günlerinde sobanın yanında uyuduğum,
Anemin sobada kızarmış ekmeğin üzerine sürdüğü tereyağı kokusuna.
Sende; ben, kutba giden bir geminin sergüzeştini,
Sende; ben, kumarbaz macerasını keşiflerin,
Sende uzaklığı,
Sende; ben, imkansızlığı seviyorum.
Güneşli bir ormana dalar gibi dalmak gözlerine
Devamını Oku
Sende; ben, kumarbaz macerasını keşiflerin,
Sende uzaklığı,
Sende; ben, imkansızlığı seviyorum.
Güneşli bir ormana dalar gibi dalmak gözlerine




Geçmiş.........Çocukluğumuz ve sığınağımız.......Tek kişilik bir sığınaktır ne yazık ki.....bizim korunaklı geçmişimiz artık kimseye cazip gelmiyor.......
'Külde közlenmiş patates yesek.
Hep çocuk olsak sobanın yanında uyusak
Kimse seslenmese dönmesek geleceğe ' Hani 'silah icat oldu, mertlik bozuldu' diyoruz ya ezberimizden çıkmayan dizelerle. İşte öyle birşey medeniyet. Eskiyi de aratır oldu pek çok şey. Bir de sobanın üzerinde kestane pişirmenin tadına doyulmazdı ama ne yazık ki unutulmuşlar arasına katıldı her bir. Tebrikler kardeşim, söyletti dizeleriniz. Sevgiyle kalın.
Bu şiir ile ilgili 2 tane yorum bulunmakta