Ben birkaç kareyim, birkaç kelime, birkaç mısra arasında unutulmuş, hırslarına yenilmiş bir kum masalı, gecelere sığmayan güneş.
Seccadenin üzerine inen yorgun baş korkak duyguların isyanında sükut yüzyıllardır tekke duvarlarında küflenen mumdan muskalarla kurutulanım, deve kuşu yumurtasına tutunan son örümcek, bir heykel gibi donacak silüetim.
Biliyorum bir sigara kadar olmayacak değerim, hiçbir sohbette geçmeyecek adım, kutsayan adamlarım olmayacak mezarımı, kimse ardımdan hayırla anmayacak beni, kursağımda kalacak bütün heveslerim.
Solgun renkler dökeceğim avucuna zamanın, kullanmayacağım karete hareketleriyle öleceğim.
o kadar da önemli değildir bırakıp gitmeler,
arkalarında doldurulması mümkün olmayan boşluklar bırakılmasaydı eğer.
utanılacak bir şey değildir ağlamak,
yürekten süzülüp geliyorsa gözyaşı eğer…
belirsizliğe yelken açardı iri ela gözler zamanla,
öylesine derince bakmasalardı eğer…
Devamını Oku
arkalarında doldurulması mümkün olmayan boşluklar bırakılmasaydı eğer.
utanılacak bir şey değildir ağlamak,
yürekten süzülüp geliyorsa gözyaşı eğer…
belirsizliğe yelken açardı iri ela gözler zamanla,
öylesine derince bakmasalardı eğer…




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta