Şimal Niğbolu Şiirleri

12

ŞİİR


5

TAKİPÇİ

Şimal Niğbolu

Evet özlüyorum bazen, ki nasıl özlemeyeyim.
Hani kokusu burnumda tütüyor
İstanbuldayım farzı misal Kadıköy rıhtımı
Denizin kayalara vuruşu, yosun kokusuna karışan simit kokusu
İçine çekersin hani doyasıya, ki bir daha ne zaman gelirim diye diye
Tamda öyle özlüyorum

Devamını Oku
Şimal Niğbolu

İçimden ne zaman bir iyilik yapma arzusu geçse,
Bütün kırlara kendimi koşturmak istiyorum.
Bütün boynu bükük çiçekleri ellerimle kaldırıp, güneşe çevirmek.
Habercisi olmak istiyorum mesela mutlulukların.
Hiç kimseye ‘’gözün aydın’’ demedim çünkü.
Birileri gibi olmayı da istedim çoğu zaman

Devamını Oku
Şimal Niğbolu

Geçti.
Sanıyorlar.
Çabuk atlattı, fazla incinmedi, fazla ağlamadı…
Oysa öyle değildi, nasıl ki her gördüğümüz, her düşündüğümüz gibi ‘’mutlu’’ sandığımız mutsuzlar, işte bende onlardan biriydim.
Gözlerim her kapanmaya, beynim her düşünceye, ellerim her ekmek doğramaya uzandığında hatırlayarak, iç geçirirdim…
Sonra ver elini suratsız bir surat ifadesi. Vur gitsin kapı pencere, tas tabak…

Devamını Oku
Şimal Niğbolu

Bir yalnızlığa bindim gidiyorum
Sonu varmadı varacağa benzemiyor
Nereye kadar sürecek bu tufan fırtına bilemiyorum
İçimde oluşan doluları kara dönüştüremiyorum
Atamıyorum .. Uslanamıyorum
Biriktiriyorum.. El birliğiyle hapsettiğim yaşlarımı dostlar sağolsun demek için biriktiriyorum .. Geç kalacak bir geleceği hayatımda istemiyorum .

Devamını Oku
Şimal Niğbolu

Tamda rayına yeni oturmuştu hayatım, ne bir eksik ne bir fazla.
Olması gerekenden kat kat kıymetli, tahmin edilenden çok daha fazla.
Ah birde şu insanoğlu şaşar da beşerde olmasaydı. Gün gelir herkesi affedersin, ama tortusunu nasıl sileceksin. Gün gelecek herkes tarafından sevileceksin, ama bunu hak ettiğini nereden bileceksin.
Hangi teraziye göre tartacağım, doğru ve yanlışlarımı.
İçgüdülerim mi, hislerim mi yoksa mantığım mı yardım edecek bana
Kendimi sakin bir koyda bulmayı mı arzuluyorum, yoksa çılgınca bir seyahatin ortasında mı? Bilemiyorum.

Devamını Oku
Şimal Niğbolu

Küfür eder gibi yaşıyordu hayatını, hayatımdan çıkarken.
Bir gelin olabilmeyi bile çok görülen bir hayatı paylaşmıştım oysa ben.
Konumum neydi onun için, hiçbir zaman idrak edemeden birde.
Ve ardından mutluluğu sığdırabileceğim bir göz odaya serpiştirmiştim umutlarımı.
Zaman geldi, geçti.
Tek göz oda oldu cennet. İki kır çiçeği ve ben.

Devamını Oku
Şimal Niğbolu

Hatırlayamadığım şeyleri yaşıyorum. Ya da yaşıyormuş gibi hissediyorum, hatırlamıyorum.
Gecenin nasıl geçtiğine uyku halindeyken bir anlam yükleyemiyorsam, inadına gündüzlerin gerçekten akrep gibi mıy mıy oluşundan daha kararsızım bu günlerde.
Dilimde birkaç sözcük beste kimin, güfte kimin, ben kimim?
Beynimin beni düşünmeye zorladığı o anlardan kaçmak için sığındığım uyku sanki ömrümden günlerimi çalıyor, düğünlerde havaya sıkılan gereksiz kurşunlar gibi gelip geçiyor…
Mücadele etmek mi zor, yoksa yaşam mı kararsızım.
Mücadele edecek gücüm mü yok, yoksa yaşamaya mı emin değilim.

Devamını Oku
Şimal Niğbolu

Pişmanlık nafiledir, yitip gidenlere karşı. Olmasını hiç istemediğin ne varsa hepsi pişmanlıktır.
Hayal etmekten öteye geçiremediğin o tatlı huzurun yerini, artık öfke nöbetleri alıyorsa. Ve çaresizliğini sabaha karşı lavabolara kusarak atmaya çalışıyorsan üzerinden, üzgünsündür.
Üzgün olmayı yeğlediğin bir hayatı kaybetmişsindir avuçlarından. Kayıp giden sadece zaman değil, sensindir artık.
Yapılması gereken nedir diye düşününce biraz, toparlanmak öyle birilerinin hadi kalk gidelim demesiyle gerçekleşmeyecek önce bunu bil. Sen kendini ne zaman hazır hissedersen o zaman rahata geçeceksin. Unutma hazır olmadan rahat olmaz.
Elbette çekeceksin acını hem de dibine kadar. Belki rakı sofraları kurarsın kendine, mezesi ve benzemez kimse sanalar ile.
Yalnızlığın diye bir şey yoktur artık, sen ve müzeyyen senar vardır o sofrada…

Devamını Oku