Silai rahim Şiiri - Bülent Ersin Coşkun 2

Bülent Ersin Coşkun 2
17

ŞİİR


0

TAKİPÇİ

Silai rahim

Hatıralarıma yolcuyum, sılaya doğru
Köyüm nasılda viran olmuş, merası kalmış
Dediler ki, neler olmuş öğretmenin oğlu
Ne saçların, nede kaşının karası kalmış

Boşuna gelmişsin, ne dayın kaldı ne emin
Hepsini birer birer yuttu bu toprak zemin
Ecel derki, ağada benim paşada benim
Mazime yıldırım düşmüş, hatırası kalmış

Haniye çift koşanlar, hani tarlada saban
Aranıp durmayasın boşuna çaban
Nerede üzerine tir tir titreyen baban
Hasretin düğüm yerlerinde yarası kalmış

Olur olmaz şeylerle kaynatılan kazanlar
Gaza gelip haksızca birbirine kızanlar
Laf getirip götürüp ortalığı bozanlar
Günahlarının ödenecek icrası kalmış

Dinlediğimiz hikayeden çıkarak yola
Dağları mesken tutardık, Çamlıbel'i kala
Ne Köroğlu, ne kır atı, nede Hüsnü Bala
Nede Hoylu beyin, Ayvazın narası kalmış

Ne dağlarda çobanlar gezer, ne bekçi bekler
Hayal olmuş tandır başında candan sohbetler
İçerki ev vardı yıkılmış, kırık güveçler
Ölenler ölmüş, kalanların sırası kalmış

Yaslandım harabelerdeki yıkık duvara
Dalmışım, bir şey takıldı gözüme bir ara
Baktım ki ortasından delik eski bir para
Yazı tarafı küf silinmiş, turası kalmış

Öpesim geldi, yıkıklarını duvarların
Camı kırılmış gözlük buldum, bir ihtiyarın
Üzerinde paslı bir ibrik, çürük sobanın
Açtım ki içinde kömürle çırası kalmış

Gece gündüz çalışıp para biriktirenlerin
Malı mülküyle övünüp kibir giyenlerin
Dağların aşağısını görmem diyenlerin
Ne evleri ne barkı, nede parası kalmış

Bağırmak geldi içimden, duyulur mu sesim
Farkında olmadan dökülmüşüz mevsim mevsim
Duvarın birinde asılı eski bir resim
Birde virane kalıntılar, burası kalmış

Hayat dediğin böyle bir şey, yaşama küsme
Gelip gidip buraya yaralarını deşme
Kurumuş akmıyor evin önündeki çeşme
Üzerinde eskimiş paslı kurnası kalmış

Kalkıp gurbetten gelmişsin boşuna emekler
Çürümüş tahta kapılar, yıkılmış terekler
Kollarını açmış kapıda, ninen mi bekler
Hasretin bunaltan, tipisi borası kalmış

Hey gidi yalan dünya, ne hayaller beslendi
Ne sevgiler yaşandı, ne aşklarla süslendi
Kim bilir annem kaç kez, yavrum diye seslendi
Yanık türküler tıngırdatan, curası kalmış

Zamanı asla geri getirmez göz yaşların
Hayat devam ediyor boşuna intizarın
Meğer sevenlerle yaşanan hatıraların
Göz yaşlarıyla ödenecek kirası kalmış

Bülent Ersin Coşkun 2
Kayıt Tarihi : 7.10.2026 22:50:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!