Bir arayıştır sevmek,
Bazen bir özenti,
Bazen gecenin karanlığında bir gezinti.
Çekilmeyen yalnızlıkta bir ürperti;
Bir şarkı sesi, bir keman iniltisidir sevmek.
Unutmaktır bazen sevmek;
Yılların yolu tükendi bitti
Mazide sadece günah birikti,
Uzaklarda hayallerim hep kırıktı
Kırıldı emellerim bitince ömur
Çok çileler çektim nefsin elinden
Aldatıcı bir rüzgâr eser sahilden.
Sürüklenir bedenimle birlikte,
Ölçeksiz sevdamla yoğrulurum.
Kalbime işleyen sancı,
Kalbura çevirir aklımı,
Dalgalar nakşeder seni;
Yüreğimin yangını... Ne üzerime yağan bombalar ne top mermisi
Yaram kurşundan değil, sızım süzülen kandan değil
Yalnızlığa terk etti beni Kutlu Nebi’nin ümmeti
Ne durursun müslüman beklediğin Ebabil mi?
Ey Ümmetin nazlı çiçeği; Mescid-i Aksam
Çorak kalbime yağmurlar yağar mı
On gözlü haberin var mı bulutlardan
Dört ayaklı minare urfa kapısı
Söyleyin yarim geçti mi surlardan
Yüreği tutuşmuş ey yanık çarşı
Gidersen benden, beni alıp gidersin,
Aşkımı bırakır mısın kuytulara?
Kalbime zincir vurur,
Gönlümü asarım darağacına.
Gözlerinde ısrar eden gözlerime mil çekerim,
Ellerim tutmak isterse ellerini,
Şişeler bana inat, ben şişelere içerim durmadan
Ne dostlardan ne senden bir şey ummadan.
İçerim, ağlarım hiç uyumadan,
Bundan böyle rüyalarıma gir de göreyim!
Karanlıklar benim, geceler benim,
Sen bana cehennem , lalezarım diyemem,
Bakamam yüzüne, öyle karşımda durma.
Hükümsüz kalır aklım, gitmeliyim, gidemem...
Gözlerin maktül, bakmamalıyım, bakma.
Ruhuma müessir şemsinden bir lema
Şehir yoruldu, yavaş yavaş çöktü sessizlik
Bir ben varım geceye inat bir de sensizlik
Şiir yoruldu mısralarda bir belirsizlik
Bir sen varsın satırlarda bir de sensizlik
Gidişine hazırlıyorum alışkanlıklarımı,
Kâşif yine iş başında, kurdu kirli tuzağını,
Oyununa alet etti kezziban yamağını.
Zehir saçtı etrafına, doldurdu çanağını,
Ettiğini buldu işte, çirkef yüzlü karadul!
Kelâmı kibar, adam olan içindir,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!