O an dile geldi minareler
Derin bir nefes aldı
Ve tuttu dünya telaşım
Alemler açıldı alemin içinde
Nefsim sırtını nefsime döndü
Düşlerim düşlerime
Ölü toprak yığılmış gözler gördüm
Kalpten gelen kuraklıkla beslenen
Sadakatsizlikten nasibini almış bir erkeğin gözleriydi
Ve kalbini gördüm
Kalp değildi artık
İhanetin ördüğü zindandı
Tırmanırken kanadığın ömür yamaçlarında
Avuçlarıyla su taşımadıysa hayat
Eğilip su içtiğin gözeleri hatırla.
Birinci kalite çiçekli porselende
Önüne konulmadıysa bahar
Bir hırçın dalga vurmuştu ikimizi
Sen sert bakışlı yengeç, ben denizyıldızı
Ayrı dünyalarımızla aynı kumsala savrulduk
Hiç istemedik aynı gemide yol almayı
Biz sadece şair yüreklerimize vurulduk.
Sözcükler anlamsızlaşıp dudaklar sussa da,
Kor gibi yanık gözlerle konuşur sevda.
Lakin sessiz sedasız gönüllerde attıkça,
Tüm mecnunlara aşkı Leyla’dır sevda.
Kimi güzeli sevmek ister kendisi çirkin olsa da,
Perdelerin arkası perdelerden aydınlık
Bu ışık gözümü incitiyor Allah’ım.
Tek seçenek duruyor önümde; yalnızlık
Sen hep ne güzel gülerdin teyzem
Önce şen sesin doldururdu gittiğin yeri
Sonra çelimsiz gövden.
Üç erkek evlat, kaba bir koca
Yoksulluk, yaşlılar, hastalar...
Ağlanacak bir hikâye varsa o senindi




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!