İçimde kocaman iki Tanrı'lı bir sonsuzluk
Biri kalbimin bir tarafı, sürgün gittiğim yol
Biri öbür tarafı, yitikliğim o yönsüz yolsuzluk
Tanrının biri dinsiz, ayini kendimden yoksulluk
Öbür Tanrı dindar, onun da dini imanı O'nsuzluk...
Bir şiir kuytusundaki iki yaprak göz gibi
Bir şarkıyla korunan bir çift yaz bakış misali
İşte öyle saklısın, yatağın yorganın içimin gizi
Gitmesin diye üzerine kapılar kilitlediğim
Kalbimin odalar dolusu şenlik hoş sefalar misafiri...
Hayatı duymuyorum çokça seste artık
Belki yokluğundan belki hakikat sağırlık
İnsanlar konuşuyor, bazen yüzüme bakarak
Bazen de hissediyorum arkamdan, ama günahlık
Çünkü ya bir kulağım hep çınlıyor ya biri hep kızarık
Konuşuyorlar da gözlerimin dili gibi, sesleri körce kısık
Bırak işte ilişme
Gözlerin gözlerime aksın
Ömrün bitti bitecek ömrüme
Sesin kulaklarımda yankılansın
Kalp atışların kalbimin derinlerinde
Bırak ben ben kalayım, sen sen kalsın
Bugün iki bin on sekizin ilk günü
Zaman denen o dikenli gül ağacının
Rengi, kokusu belirsiz ilk tomurcuk gülü
Bu dizeler, bu yılın, içimin ilk harf döngüsü
Şiirdir deyipte okunan beni yazmışlıklarımın
Olan oldu, kalanlar kaldı geçmişte
Ne yapalım, demek ki yazgımız böyle
Kış kokulu gamlarım çok oldu ömrümde
Geçmişime bakıp pek gülemiyorum amma
Tanrım son bir ihsan hakkım hayatın eziyetine
Bari ilkbahar gibi gülümseyerek ölmeyi nasip eyle...
Hiç üsteleme, lan bak inadına gitmeyeceğim
Ne sana ne bana ne bu sevdaya ihanet var bende
Sende ben bitsem de ben seni bende bitirmeyeceğim
Ne izmaritler ezdim, kül tarlasında ne boyunlar eğdirdim
Bak, toplarım dumanlarını ne ölümler sererim gökyüzüne
İllâki öğreniyor insan, öğretiyorlar işte kır başım
Hem uzuyorsun bulutlara hem çim kalıyorsun, bir gıdım
Hayatı masallardan dinlemiştim, lambasız ve cinsiz yaşadım.
İllâki öğreniyor insan, öğretiyorlar işte sol yanım
Bir diriliyorsun bir kalbin iktidarsız, bir yerin mutlak hadım
Daha kaç kere sonuna ramak kala uyanır ki insan
Genizimde kaç vakittir çürümüş et kokusu hükümran
Biraz da yanında onun can ahbabı, bok yedi başısı kan
Kalben değildi asla, gitmelerim, gelmeyişlerim hep ondan
Bir gün, o gün, istesem de kaçamayacağım son uykumdan
İstiyorum ki ve diliyorum ki; beni yanlışsız, imanınla anlasan
Sadece kaldırım taşı olasım var bugün
Adım adım, ciğerime ciğerime ayak bastığın
Ya da sana dönülmez levhası olayım caddende
Ya da çıkmaz bir sokak, aşkta yitişine yanlış saptığın
Yoksa iskele mi olsam sahilinde, martılarıma simit attığın




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!