Dünyaya aldanıp büyüklük etme
Nefsî arzuları kalbe yük etme
Zamâna uyupta elem büyütme
Ne dem bâkî ne gâm,yâ hüvel bâkî.
Uykunu kâbusun böleceğini
Hep yâre varmaktı benim murâdım
Bir aşk rüzgârının yelinden tutup
Muhâbbetin dergâhına uğradım
Şu deli gönlümün elinden tutup.
Kendimi sevdikçe sevdim âlemi!
Hani söz vermiştik vazgeçmek yoktu
Dünyanın malına gözümüz toktu
Bize düşman olan epeyce çoktu
Her sözü bahane edipte gittin.
Ne dal koydun bende nede bir kanat
Gardaş seninle soy sürek
Anlaştık gardaş yaklaşma
Ev yıklır çürük direk
Yaklaşma gardaş yaklaşma
Boğalara ön taraftan
Aslı bilmem neyin soyu olsada
İçi boştan altın huyu olsada
Musluğundan zemzem kuyu aksada
Suyu içilmeyen yalaklar gördüm.
Nereden öğrenmiş laf söz sokmayı
Ben gül oldum ,dikenin var dediler,
Bir yol oldum,çamurun var dediler,
Has bal oldum, zehirin var dediler,
Acaba sizin için ne dediler?
İnsanlığıma herkes mühür basar
Yalandır bu dünya câzip,yetsede
Umrunda olurmu gelen gitse de
Züleyha aşkını ilân etsede
Yusuf gibi ar'lı olmanız gerek.
Beklenen mâlûm haber geldiğinde
Elleri kınalı gözü sürmeli
Ala ata binmiş gelindir dünya
Cazibe merkezi hemen her yeri
Eni boyu nerde ? derindir dünyâ.
Allısı pullusu göze hoş gelir
Yazılan kitaplar ciltler dolusu,
Yanaşmıyor öğüt almaya gönlün!
Bir gün isrâfil'in öter borusu,
Öğüt alacağın kadardır ömrün!
Allah'ın emriyle herşey otonom
Eğri'nin önü yokuş
Doğru'nun özü nakış
Bozulmasın bu bakış
Yoksa manzara gider.
Emekler piç olmasın




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!