Yüreğimde tân yeri kızıllığı,
Yine şehlâ bir gönlün kırıklığı.
İttim kenara mâkus yalnızlığı,
İşte geldim dîde'm avuçlarımda.
Savruldum da düştüm amber-i mîse
Aklım teâtide fikirler olsun
Cümle âzâlarda zikirler olsun
Bu günü de gördüm şükürler olsun
Siyâh düşünürken mâvi yaşadım
Asâletim yâre esâs duruşta
Cehâletle tütenlere
Aşırılıkta enlere
Hâkka küfür edenlere
Adâvetim mecbûr kılar
Hakîkati savunmayı
Gâmzeli gülüşünden öpüyorum,
Tân yerinin,tam yerinin mechûlem
Ettiğin yeminden utanıyorum,
Cân dediğim,râm dediğim meçhûlem.
Hâlâ yüreğinde şüpheyim sende
Sığarım sanmışım dostun kalbine
Yenildim nefsimin keskin kibrine
Dirisinden çektim küstüm kabrine
Leylâdan vazgeçen mecnûn gibiyim
Mûkerrer ölüyüm ,iklimsiz güzüm
Allâhım! benim bakma kusuruma,
Ben de namazı kendim kılıyorum
Sanıyordum ya! vardım, huzuruna
Meğer Allâh beni kabul edermiş!
Sevap günah senin hesapta şaşma,
Bu ülkenim tapusunu
Çiğnetmezsin namusunu
Hiddetinin namlusunu
Çevir düşmana Mehmedim
Yık bencillik dağlarını
Memleket aşkımız dillere düşmüş,
Gurbetin öyküsü tellere düşmüş.
Kol bacak kırılmış yollara düşmüş ,
Yükseklikten korkan kara gölgemiz
Gurbet elde bir başına fert Haydar,
Dağlarına bahar gelmiş
Gözün aydın memleketim
Kavuşmanın vakti gelmiş
Sözüm olsun memleketim.
Yollar uzun yıllar uzun
Adım Sezaîdir memleket Ordu
Oksijenin bol olduğu yerdenim
Pancar çorbasının meşhur olduğu
Bahçesinin gül olduğu yerdenim
Karış karış dolaşmışım her yurdu




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!