Sevmenin Bedeli Bu
Sevmenin bedeli buymuş meğer...
Bir ömrü bir insana emanet etmek,
sonra kendi ellerinle
enkazını toplamakmış.
Ben seni severken
hesap yapmadım.
Ne kazanırım diye düşündüm,
ne de kaybedersem ne olur diye.
Yüreğimi olduğu gibi koydum önüne.
Sen ise onu avuçlarına alıp
yavaş yavaş kırdın.
Sevmenin bedeli buymuş...
Geceleri uykusuz geçirmek,
gündüzleri gülümsemeyi unutmak,
kalabalıkların içinde bile
yalnızlığın sesini duymakmış.
Acı,
ilk günlerde gözyaşı olur sanmıştım.
Meğer acı,
insanın içine yerleşen
sessiz bir misafirmiş.
Gitmiyor...
Ne zaman geçiyor,
ne de zamanla azalıyor.
Sonra ihanet çıktı karşıma...
Bir hançer gibi değil,
bir tebessümün ardına saklanmış sessiz bir yalan gibi.
İnsan en çok,
güvendiği eller bırakınca düşüyormuş.
İhanet,
yalnız aldatılmak değilmiş.
Verilen sözlerin unutulmasıymış.
"Yanındayım" diyenlerin
ilk fırtınada sırtını dönmesiymiş.
Bir ömrü paylaşacağını sandığın insanın,
seni hatıralarınla baş başa bırakmasıymış.
İşte o gün
içimde bir şey öldü.
Ne çocukluğum kaldı,
ne saf inancım.
Sadece suskun bir yürek,
ve bitmek bilmeyen bir gece kaldı.
Nefret...
Eskiden bu kelimeyi ağır bulurdum.
Şimdi anlıyorum ki
nefret,
insanın karşısındakinden çok,
yaşadığı acıya duyduğu isyandır.
Ama ben yine de
kalbimi nefretin karanlığına teslim etmedim.
Çünkü biliyordum;
kin taşıyan omuzlar
huzuru taşıyamaz.
Yine de kırıldım...
Hem de en derinden.
Güvendiğim dağlar yıkıldı.
Dualarım yarım kaldı.
Beklediğim kapılar açılmadı.
Sesini özlediğim insanlar
yabancı oldu.
Bir zamanlar adını sevgiyle andığım kişi,
şimdi sessizliğin en ağır yükü oldu.
Ben seni kaybetmedim sadece...
Kendimden de parçalar kaybettim.
Aynaya baktığımda
eski ben yoktu.
Gözlerimde yorgunluk,
ellerimde bekleyiş,
yüreğimde ise kapanmayan yaralar vardı.
Sevmenin bedeli buymuş meğer...
Kendinden vazgeçmekmiş.
Her şeye rağmen iyi dileklerde bulunmakmış.
Canın yanarken bile
karşındakinin mutlu olmasını istemekmiş.
Ama her yaranın bir izi kalır.
Ben de o izlerle yaşamayı öğrendim.
Artık kimseye kolay kolay güvenmiyorum.
Çünkü güven,
bir kez kırılınca
eski hâline dönmeyen ince bir cam gibi.
Yine de biliyorum...
Bir gün acılar diner,
ihanetin sesi susar,
nefret yorulur.
İnsan yeniden ayağa kalkar.
Ama geçmiş,
kalbin duvarına yazılmış bir yazı gibi
hep orada kalır.
Ve ben ömrüm boyunca
aynı cümleyi unutmayacağım:
Sevmenin bedeli ağırmış...
Acıyla ödenirmiş,
ihanetle sınanırmış,
nefretin kıyısından geçermiş.
Ama bütün bunlara rağmen,
gerçek sevenler
yüreklerindeki sevgiyi değil,
yalnızca sessizliklerini büyütürmüş.
DELİNİN BİRİ
HAMZA CAYMAZ
Hamza Caymaz Delinin BiriKayıt Tarihi : 3.08.2026 19:41:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!