ELLİBEŞ
Dün yine Ankara garından geçtim
Gençlik parkında gençliği hissettim
Dönüp baktım kendime ben ne ettim
Yaş elli beş bir elli beş daha zor.
ZEHİRLİ BAL
Nasıl da bağladın kendine beni,
Zehirli bal gibi içmişim seni.
Şifasız dertlere düşürdün zalim,
Zehirli bal gibi içmişim seni.
Z A L İ M D Ü N Y A
Garibi süründürürsün.
Çok zalimsin zalim dünya.
Gamsızları güldürürsün.
Çok zalimsin zalim dünya.
ZALİMİ ÖLDÜRSELER
Zalimi öldürseler,
Seveni güldürseler,
Dünya cennete döner,
Seveni güldürseler.
ZALİM NEFSİM
Altmışında ihtiyarsın,
Kendine gel zalim nefsim.
Zannetmeki bahtiyarsın,
Kendine gel zalim nefsim.
ZALİMSİN SEN
Hayatta birgün olsun güldürmedin
Ah gönül süründürdün öldürmedin
Geçti ömür bir lezzet aldırmadın
Çekip gideceğim ben bu yerlerden
ZERRE MİSKAL
Hayat selden hızlı akar,
Hazan gelir canı yakar,
Ahirde karşına çıkar.
Zerre miskal hayrın olsa.
ZEVKİN BENDEN HABERİ YOK
Çile dolu şu gönlümde,
Zevkin benden haberi yok.
Gülmedim asla ömrümde,
Zevkin benden haberi yok.
ZEYTİN AĞAÇLARI
Dünyanın hayat damarı misali,
Yaz kış yeşildir zeytin ağaçları.
Güzel günler barış sevgi visali,
Yaz kış yeşildir zeytin ağaçları.
ZEYTİN AĞAÇLARININ DİLİ OLSA
Şu zeytin ağaçlarının bir dili, bir aklı olsa,
Tarihi anlatır sana, bilmem ki anlıyormusun.
İstibdat çığlıklarını dinle bak duyuyor musun, Yoksa kapatıp gözünü, uykularda uyuyor musun.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!