-
06.12.2007
-
02.02.2008
-
16.03.2008
-
23.09.2007
-
30.12.2007
-
13.03.2008
-
03.11.2007
-
30.04.2008
-
05.12.2007
-
27.01.2011
-
01.11.2007
-
23.11.2007
-
07.08.2007
-
30.09.2007
-
27.05.2008
-
04.06.2008
-
06.09.2007
-
26.05.2008
-
01.06.2008
-
14.10.2007
-
30.07.2008
-
04.09.2007
-
13.06.2010
-
10.01.2008
-
29.05.2008
-
07.11.2007
-
13.11.2007
-
04.10.2007
-
07.09.2007
-
20.08.2007
Aşkta yarın yoktur sevgili. Zaman ileri doğru değil, içeri, yüreklere, derinlere doğru işlemeye başlar, bilgeleşir. Hiç bilmediği sezgileriyle buluşur. Yükü çok ağırdır, kendiyle buluşmuştur. Hem dışındadır dünyanın, hem de ortasında.
Hindistan'da Ganj Nehri'nin kıyısında yakılan yoksul adamın hissettikleri de onunladır, yitirdikleri de... Newyork'ta, bir sokakta, o kartondan kulübesinde yaşayan kadının çıplak yalnızlığı da. Her şey onunladır, ona emanettir sanki, ama o, çıldırtıcı bir yalnızlık içindedir yine de...
Aşkın kültürlü olmakla, bilgili olmakla da ilgisi yoktur sevgili, kanımıza karışan ilkel acı, o yaban ağrıyla hiçbir kitabın yazmadığı hakikatlere daha yakınızdır, inan...
Kim demişti hatırlamıyorum, aşk varlığın değil, yokluğun acısıdır diye. Belki de bu yüzden ilk gençliğimde, o yoğun aşık olduğum yıllarda, gözüme uyku girmez, dudağımda bir ıslıkla bütün gece şehri, o karanlık, o hüzünlü sokakları dolaşır, insanları uykularından uyandırmak isterdim. Uyanıp, içimde derin bir sızıyla uyanan o derin sancının acısına ortak olsunlar diye...
Aşk çok eski bir şeydir sevgili. Onun içinden o çileli çocukluğumuz geçer. Sevdiğimiz insanların çocuklukları da... Oradan üvey anneler, eksik babalar, parasız yatılılar geçer. Ve sonra aşk bütün bunları alır, daha da eskilere gider, hep o ilkel acıya, o yaban ağrıya...
Dört başı mamur hayaller kurmadım hiç
Sıcacıktı,ucuzdu, insancaydı hayallerim
Sonsuzluğa değin uzatmadım örneğin sevdamın ömrünü ama
Kelebekler kadar kısa ömürlü olacağını bilmedim
Bir başına kalacağımı hiç düşlemedim
Pembe dünyaya sahip pembe panjurlu bir ev değildi düşlediğim
Sıcaktı, benimdi, bizimdi umudun diğer ucunda
Bir lokmaydı bir soğandı fakir bir hayaldi aslında
Hani nohut oda bakla sofa
Tabir bu ya dev gibi mutluluk olmalıydı ortasında
Ka ...



