SEVGİ ŞİİRLERİ

SEVGİ ŞİİRLERİ

İlhan Koruyucu

SEVGİ ÜSTÜNE YİNE SEVGİ
Sevgi üstüne yine sevgi
Sevgiden korkmaz oldum
Seven yürek bir başka
Sevmeyen ürkek ve korkak
Yüreklere yazmak gerek sevgiyi
Bulamayanlara acırım vay hallerine!
..

Devamını Oku
Ercan Akbay

iki lafın başı bir,
Sevgi olsun sözümüz.
Kovanda petek gibi,
Sevgi dolsun gönlümüz.

Baktığımız her yerde,
Sevgi görsün gözümüz.
..

Devamını Oku
Tuncay Akdeniz

Kalpte sevgi besle yeşersin dalın
Arı gülsün çiçek gülsün bal gülsün
Hakktan ayrılmasın insanlık yolun
Edep gülsün haya gülsün yol gülsün

Zaman değerlidir geçirme boşa
Bereket karışır her doğru işe
..

Devamını Oku
Aliye Budak

Sevgi sun sevgiyi gönlünce yaşa
Dünyada sevgiden yücesimi var
Aç gönül gözüyle seyret alemi
Görenin gündüzü gecesimi var

Sevgidir herşeyi var eden eser
Çıkarsız sevgiler savaşı keser
..

Devamını Oku
Hıdır Çam

SEVGİ NEYDİ
Sevgi neydi
dalda çiçek
deniz de kum
petekte arı mıydı
Tutmak mıydı
sımsıcak bir eli
..

Devamını Oku
Zeki Çelik

Toplumda yerini alacak isen,
Yürekten hoşgörü salacak isen,
Güven ve itibar bulacak isen,
Sevgi paylaşılır, saygı sunulur.

Sevmiyen ibadet bile yapamaz,
Sanatkar olamaz, ilham kapamaz,
..

Devamını Oku
Engin Demirci

HER NEYSEN AŞK SENİ SORDU.. Yoktunuz bir süredir.Ne ben varım, ne de sen şaka yapıp duruyor güneş ve o ses öğle uykusunda olanlara. Yan gelip yatıyor bedenler topraktan kaftan biçen sessizlikte baktığımız an'da kendinize. Ben sen olmadan önce kuşlar uçabilir, güneş doğabilirdi. Gönül dergahından kovulan duyguların maskesini düşürüyoruz. Oysa birbirimizin gerçek kimliğini bilmiyoruz. Şimdi tercih senin! Kendimizi birazcık bilinmeye bıraktığımızda, başımıza hiç beklenmedik küçük mucizeler geliyor şems vakti. Mesafenin işe yaradığı durumlarda ele aldığınız duygulardan ayrıl da gel kendine. Ah o tatlı sevgi, acılı aşk hayatı. Gelgelelim bazen hayat gölgeleri güneşe çıkarır. Her anlamda sıcak kuralların ve ateşli bir an'ın hüküm sürdüğü nevi şahsına münhasır bir yerde gecenin çobanları. İyi ya da kötü değil, sadece böyle hayat ve aşk kadar hakiki bir hikaye insan. Mutlular çünkü; dediğiniz kişiler bilinenin ötesinde daha çok inanıyor ve güveniyor sevgiye. Öyle görünüyor ki, çocukluk gözünün hafıza kayıtlarını anlama çalışmasi hayat. Kalp kıvamı olmalı duygulardır sevgi. Seninle olan sırlarını açıyor. Birbirleriyle bağlarını benzersiz kuranlar öyle güzel fedakarlıklar sunarlar ki şaşırtıcıdır. Gecenin Çobanları için çok önemli bir sorumluluk ilham edilen dua etmek. Seyrü sefer etmeye devam ediyor ruh titreşimiyle gönül yetiştırenler içın. Yolu özenle temizleyenler sevgiyi taşırlar kalblere.


HUZUR-U MUHABBET...Sonsuza doğru bir temaşa merasimsiz, teklifsiz bir ziyarettir huzur için kalbte sevgiyle buluşup dünyayla hesaplaşmak için kendini okuyanlar aşk buyurdu Pirim. İzah yetmez şems vakti buluşma için. Hesabımızı takdim için o noktada aşk dedi Mirim. Yaşama itirafta aydınlık bir içe dalışta hudutsuz bu arzu en samimi duygunun ruhla hasbihaliyle güçlenmesidir aşk dedi İhtiyar Bilge. Bir yeniden doğuştan kendine çıkıştaki gözyaşındaki çileli değişimle kıpırdayan sevgiden gelen bir takım seslerle kıpırdanmasıdır aşk dedi Zahit. Yüreğe ekilenlerin çatlayıp bir bahar gülüşü haline dönmesi için sevginin çiçek aşısıdır aşk dedi Hırkasız Derviş. Muhabbet demiyle kalbleri açanlara, suretleri doymuş olanlar için değil aşk dedi Miskin. Bocalamış kelimeler nasıl,nerden geldikleri bilinmeyen yolculukta oyunkurucu yanınız neresi. Karanlığın insana verdiği huzur doğuştan kulaksızsa aşk o dedi Deliler Şeyhi. şems vaktine kadar, şimdi senin içinden kuşların göçtüğü uykuyla savıyorsun mazini. Garip gönlümün yaylası öyle zengin ki, sevmek güzeldir diye kıvılcımlar gizleniyorsa o duada aşk dedi Garip Çoban. Derdım yeter mi? Hatırada kalan şeyler değişmedikce, izin verin kendimi takdim edeyim ki asla yok olmaz olan aşk dedi Seyyah. Ses sese karşı, dünyaya yön verenler hiç bırakmıyor dualardaki açlık özel ve gizliyse aşk dedi Fakir. Sönmüş hayallerde düştüğünde kalkan bu sınırda aşk. Seni beni görenlerde insani hakikatlerdeki temaşalara aç yüreğini. Ne yazık ki, şaşkın vaziyetteyiz. Çok zor eski vefa dolu sadık kalpleri geri kazanmak. Bunun sonunu göremiyoruz, muhtaç olduğumuz sevgi anlasada. Hala yola çıkmak zorundadır duygular. Ne kadar gayret edersek edelim, bir başka islama muhtaç olduğunu anladı ruhun. Ama suretleri geçme şansı yok modellenmiş bir yapı doğmuş. Farklı geldiğı için ayna karşısında, aynasını bulamamışların hoşuna gidiyor suretperestlik. Ne yapacağımıza karar vermeliyiz. İmkan var şems vakti, orada sevgi aynen korunuyor. Sürekli yalnızlaştırıyoruz. Bunun için bir takım istekler var ama secdede bu tür değişıkliklere izin vermiyor şeytanınız. Biz onu kırdık diyen gecenin çobanları, dua dua gelmesine ızin veriyor aşka doyacağız. Aynısı değilsin ama devamı olacak başındaki bir yorum beklentisizlik. Böyle olmak için de herhalde azrailin özelliğini ilıklere işleyecek şekilde anlatan, ihlas erlerini görenleri bulmak peşlerinden gitmek gerek teheccud vakti mükafatını almak için. Kendi derdine reçetedir kusurların, ne kaçarsın senden? . Gönül demlenirde kim serhoş olur bilmem! Okudun mu? Aşkın kitabını! Sen uykuda sevişirken ateşe salıp kalbini, ruhun köz oldu duydun mu? Pekişen, derinleşen ayrılıklardaki duyguları ikna edilemeyeceğini kim söylemiş, kim anlamış? Sebat etmek güzeldir, maalesef kendi huzurunda olmayanlar neyden besleniyorlar.


İNSANİ ZAAFLAR.. Hala mı? Mesela, hiç mi? Aşk! Hatırladığınızda bir melodide yüzünüzde hala bir tebessüme vesile oluyor kaçırılmış yanın. İnançla ivmelenen ruh halini ustaca yansıtan bir hamle bu gönül yolculuğu. Sevgilıye hitabınız nasıldır? Yaşamak güzel şey be kardeşim. Hangisi gerçek, yanıt bekleyen soruların? Sevgi gizli gerçeklerdeki huzurun adıdır. Etrafındaki dünyaya daha duyarlı hale geldin mi? Ve güzel geldi küçücük avuçlarımızla dualar sızıyor ruhlara bak. Ve nihayet fikrımde o, en sadık nöbetçıleri gecenin çobanları. Nereye gideceğimizi, nereden geldiğimizi söylecek biri yol bitmesede. Siz olsanız ne yapardınız, ben olsaydım ne yapardım dediğim bir azık. Sözgelimi, sen sanıp neyi sevdiysek kapımı çalmasa hepsi bu kadar. Rahat kaçırıcı bir hakikati görmezden gelmek artık imkansız sevgisiz suretlerde. Tabuları yıkan O keşfetmişti aşkı. Sessizlikten kaşifine ulaşan güzele doğru fıtratın. Eyleme dönüştüremediklerin kendi sorumluluğuna ulaşmıyor. Gönüllümüsün sevgiye o zaman egolarını mesuliyete dönüştür. Sevginin anayasasını bilmemiz lazım, sevilmek için bilgi kirliliğinden çıkıp sevmen kalbine ilgi göster. Sınır algın oluşmadan gelişmiyor duygular. Hangi dönemde neler verdin iradene? Mayalamak gerekir hissettiklerini uyumu sağlamak icin. Amacın sana ne verdide öfkelisin. Kullandığın dil yaşam tarzınsa bütünleşirsin başucu duygularının sendeki karşılığı nedir? ...
..

Devamını Oku
Zeliha Bekoğlu

Neredeyim ben… Nasıl geldim buraya, hangi rüzgar attı beni bu uçsuz bucaksız, kurak, sararmış, ölü ve duyarsız bir hayatın ortasına. Kimler ve hangi nedenler getirdi beni içinde bulunduğum amaçsız, boş, koskoca bir hiçlikten oluşmuş hayatıma… Nasıl ve nerede başlamıştım yaşamaya… Hangi hayaller ve umutlarla.. Umut ekmiştim oysa geçeceğim yollara ve sevgiyle sulamıştım çiçeklerimi… Çiçeklerim nerdeler, kim çaldı onları benden, neden boyunları bükük şimdi, neden bir bir solup gittiler… Yeterince sevgi, ilgi ve emek veremedim mi onlara… Hayallerimi beslerken ihmal mi ettim çiçeklerimi… Umutlarımı hayatın gerçekleri içinde kaybettim öyle değil mi? ... Çok şey bekledim belki hayattan, yaşamaktan, var oluştan… Kimsenin bu kadar sevgi dolu olmaya hakkı yok değil mi bu iğreti hayatta… Sevdiğin sürece eziksin çünkü, ezilmeye mahkumsun… Boyun eğişlerini, vazgeçmişliklerini güçsüzlüğünden sanırlar, oysa ki bilmezler ki gerçek neden, gerçekten sevmektir aslında… Alışık olmadıkları şekilde, sevgiye yaraşır bir biçimde, özgürce, sınırsızca, bitip tükenmek bilmeyen bir şekilde sevmek…



Bir zamanlar bir kız vardı. Hayatı uçsuz bucaksız bir dünya sanırdı… Bilmezdi ki oysa sevdiğinin iki dudağının arasından çıkacak birkaç sözle bile bütün hayallerinin ve umutlarının çöküvereceğini… Öylesine yaşam ve sevgi doluydu ki, sevginin en büyük güç olduğuna inanırdı… Yanılıyordu… Onu pek çok defa uyarmaya çalışmıştı diğerleri ama o diğerleri gibi olmak istemiyordu ki…. O inanmak istiyordu sevgiye… Ve sarıldı gerçek sevgi sandığı dikenli çalılara.. Canı yansa da bu gerçekliğe olan inancı onun direncini kamçıladı her defasında… Sonunda dikenlerinin ona bir gül bahçesi olarak geri sunulacağını sanıyordu…. Oysa yanılmıştı.. Yıllarca direndi, dikenlerinden bir gül bahçesi yaratmaya çabaladı, hayatın tüm sorumluluğunu sırtına aldı, savaştı…. Ve bir gün uyandığında anladı… Hayat sevgiyle biçimlenemeyecek kadar acımasızdı… İnsanlar onun yüreğinin çırpınmalarıyla aslında pek de ilgilenmiyorlardı…. İnsanların tek ilgilendiği şey vardı ki o da kendi bencil mutluluk arayışlarıydı…


..

Devamını Oku
Halil Aktaş

Sevmek ne güzel, sevilmek de,
Sevilmeden sevmek de güzel, sevgiyi bilmek de...
Sevmek, seviyorum demek, diyebilmek, ne güzel.
Sevgi aşk demek, hayat demek, yaşamak demek...
Sevgisiz hayat olmaz. Yaşamaksa tat vermez.
Sevgi ilaçtır çoğu zaman, bizi hayata bağlayan.
Sevmek mutluluk, sevmek umuttur.
..

Devamını Oku
Rafet Arıcan

Sevgi deyip de geçmeyin
İnsanı sevgi yaşatır
Sevgiyi ihmal etmeyin
Alemi sevgi yaşatır.

Hak bu bedeni yaratmış
İçine de bir ruh atmış
..

Devamını Oku
Semiha Çelikkol

Gözlerim bakarken boşluğa hayal kapıları açılırken ruhuma sevgiyi düşündüm....
Sevgi ne?
Yarine duyduğun duygumu hayır...
Yada eğilip sevdiğin bir kedimi?
Evladına duyduğun his mi?
Yada anana,babana,bacına duyduğun merhamet mi?
Ağaçları,doğayı ve yeryüzünde yaşayanlara karşı hissettiklerin mi?
..

Devamını Oku
Rengin Gardner

Sevgi kutsal bir duygu,
sabir isteyen, emek isteyen
guven isteyen bir duygu.
Bunlar oldugu surece sevgi sureklidir.
Aynaya baktiginda, kendinden utanmamaktir sevgi.
Durust olmaktir, yalansiz sevgiler kalicidir,
hatta hic olmazler.
..

Devamını Oku
Bedrettin Keleştimur

Ağaca dost, komşuya dost, süfli olmayana dost olacağız!
Kendimize ve gayrimize dost olacağız!
Tarihe ve coğrafyaya dost olacağız!
İşimize, aşımıza ve eşimize dost olacağız!
Zamana, eşyaya ve mekâna dost olacağız!
Derdimize, çilemize, zehrimize dost olacağız!
Niyetimize, amelimize ve ahirimize dost olacağız!
..

Devamını Oku
Cemalettin Turan

Sevgi kalbin dili, iki heceli
Mutluluk yolunda, olmaz şifreli
Tükenmez asla hiç, bir bahar seli
Sevgi can özünde, bir şefkat eli

Sevgi gül gibidir, mis gibi kokar
Gönül deryasına, durmadan akar
..

Devamını Oku
Ergun Çoruhlu

Gerçek sevgi yıl boyu, hergün yeniden doğar..
Sevgi bir günlük değil, şaşmayın yönünüzü..
Kalbe sığmayan sevgi,hangi bir güne siğar??..
Ondört şubat sizin olsun, yemişim gününüzü..
..

Devamını Oku
Kemal Kabcık

Bir sevgin varsa; insanı sevgilere motive et azminle! . Bırak isyanı, bırak başkaldırıyı, bırak tedirginliği, bırak kaygı duymayı, bırak kafaya takmayı, bırak hayat istediği yöne döndürsün feleğin çarkını! . Sen feleğin çarkından geçerken, sen feleğin çemberinden geçerken neleri biliyorsun ona bak! . Feleğin çarkı en büyük ikramiyeyi verse sana; sen kendini bilen olduğun için, evinin yolunu yine unutmazsın sen! . Seni, evinde bekleyenin olduğunu bilirsin ve sevgi motivasyonuna ihtiyaç duyan ilk insan, helalinden yar edindiğin eşindir! . Sen kendini bilirsin ve Alemlerin Rabbi Olan Allah’ımızın hediyesi olan evlatlarına da sevgi motivasyonunu vermeyi unutmazsın! . Sen kendini bilen azimli insansın! . Ev içinde; ailenin direğisin! . Daima yapıcı eleştirilerle daima iyi olan düşünceden, daha da iyi olan düşünceye taşırsın kendini! . Ve ev halkı ile paylaşımla sınırlı değildir azmin! . Mesleğinin gereğinde mesaine başlamak için yolda yürürken rastlayıverdiğin dostunu, vücut dilinden hemencecik tanır ve en gerekli sevgi motivasyonu ile dost bellediğin arkadaşını da sevgiye dair motive edivererek, yine azminden zerrece kayba uğramadan mesai arkadaşlarını ve canından çok sevdiğin kıymetli patronunu da başarıların daimiliği için, sevgin ile motive ediverirsin insanlığınla! . İnsanlığın sana ihtiyacı var ey sevgili evin direği insan! . Evde eşin; varlığınla umut daimiliğinde! . Evde evladın; varlığınla umut daimiliğinde! . Yolda rastladığın dostun; varlığınla umut daimiliğinde! . İşyerinde mesai arkadaşların ve patronun; varlığın ile umut daimiliğinde! . Ey evin direği insan; ister kadın ol, ister erkek: bir sorumluluğunun olduğunun farkındasın ve önemsiyorsun kendini varlığını ve onun için adanmışsın sevgiye! . Bu kadar sevgiye adanmış bir insanın yaşayabileceği mutluluğun en güzeli; kendinle ve tüm dünyanın insanlarıyla barışık olmanın verdiği huzurla, dinlenmek için uzandığı ve uyumak için yattığı yatağı beğenivermesi değil midir, uyku vakti geliverince! . Sen sevgiye olan inancınla; motive ettin gün boyu sorumluluk alanınca dostlukları ve tatlı yorgunluğun sebebiyledir kendiliğinden kapanıveren göz kapakların ve derin bir uykunun verimliliğinde, en tatlı rüyalarda gezinmek senin en doğal hakkın! . Biliyorsun yarın ki işini ve önemsiyorsun yine kendini ve ev halkını! . Derin bir uykuya sevk etmeden ev halkını ve uykusundaki tatlı tebessümlerini görmeden tüm ev halkının, sen kendi uykunu yaşayamayacak kadar duyarlı olan bir örneksin bana ve sen insansın daima her alemde! .
..

Devamını Oku
Oktay Baykurt

gündüzlerin devri akşamlarda bitiyor...sabahın seyri ise ikindilere götürüyor bizi...insanız, uyurken ölümü tatmak uyanırken hayattan kaşıklanmak görevimiz... yoksa oturmakla ömür biter mi...arşınlamak için sokaklar yapmışız kendimize,sevdiklerimize götürsün diye yollar...binalar dikmişiz kalabalık yaşayalım birbirimizden para kazanalım diye...tarlalar açmışız ciğerlerimizi söken,bitkiler yetiştirmişiz ve bir kökten bin meyve almışız gözümüzü doyuran sağlığımızı bitiren... türlü icadlar yapmışız nesneye dair,bizi tembelliğe alıştıran...örfler koymuşuz ilişkilerimizi düzenleyen; adetlere tutunmuşuz kan aksın diye, dogmalara saplanmışız babanın yanında çocuk öpülmez tipinden... batıllara inanmışız çaresiz kalınca yanı başımızda el açımlığı dua edecek allahımız varken...kimimiz soysuzlaştırmışız yüreğimizi inançlara,kültürümüze...ne kahve kalmış hatırı olan ne de komşusu açken uyumayan...köylü mahalleli olunca, unutmuş kapısının önünden geçenin hali ahvalini...

kim verebilir ki balkonda yanan ızgara kokusunun hakkını,kim bilebilir sahipsiz birçok insan aç gezerken hayvan hakları için zırvalar savururken harcanan paranın miktarını...eskidenmiş evde pişen yemeğin komşu hakkını vermek şimdi neyi boşta buldun kimi yanlız gördün, al elindekileri tıka boğazını...ama bir yerde hak, arz talep meselesi; yalancılık kalpazanlık prim yapıyor aramızda doğrular enayi mertler ise deli...şu ''ab'' neden kağıt üzerinde bizi dahil etmez ki kendine...dejenere olmuş kültürümüze,açık göbeklerimizle,daracık taytlarımızla,göstermekten gurur duyduğumuz degajemizle ve en önemlisi ''bir kerecikten bi şey olmaz'' anlayışımızla hem bedenen hem ruhen ve dahi şeklen ''onlarız''...cep delik cepken delik mefkuresi de artık lütfen tarih olsun, moda,cebe elini sok cepkendekini al ve ne sen beni gördün ne de ben seni...''balık baştan kokar'' derlerdi ya atalarımız...bence bunun islam öncesindeki dedelerimiz söylemişler,kur'an'da nasıl yaşarsanız öyle yönetilirsiniz desturru var, anlayacağınız balık kuyruktan kokuyor artık...gerçek bu...yasaklı olan,görgüye ters düşen şeyleri biz yapamazken-ve yapmak isterken- başkası bunu yaptığında aşırı tepki hatta tavır ya da şiddetle tepki veririz...oysa çoğumuz o yasağı delmenin yollarını gizliden hayalleriz,düşleriz...bence doğruluğu, güzel yaşamayı ve iyi bir toplumun gelişmiş bir toplumun kendimizdeki onurumuza yakışan davranılardan geçtiğini bilmeliyiz...

paragrafı bağladım son cümleyle,yazı bitti sanmayın...ya sevgi ya aşk ne olacak...bir bar kadehiyle başlayan ve yatakta yanlızlıkla uyanılan sabahları unuttum mu sandınız...bir sesin beğenilmesini,kalçalara dokunabilmenin aşk sanıldığını geçiverecek mi diye düşündünüz...ya da bir iş yerindeki dostlukların arkadaşlıkların kaçamaklı yaşantılarını dinlemediğimi mi varsaydınız...ve gençlerimiz,iletişimde zorlandığımız ve onlara göre dillerinden anlamadığımız değerlerimiz...birbirlerinde hoşlandıkları şeyi elde etme savaşını aşk sanan sevgi cahillerimiz...bir insan sevdiği insanı yolun ortasında öpemez...çevresindekilerden değil ondan utanır yürek....neden ''sanmalar'' aşk olur ki ve neden bir toplumda evlenme sayısı ile boşanma sayısının arasındaki oran denkleşir hale gelebilir ki...tanımadan sevilmez,güven duyulmadan sevgi söylenmez...ve bu şıpsevdi sevdaların altı aylık ilişkilerin yapabileceği bir şey değildir...gerçi bu da arz talep meselesi çünkü insanlar için dünya zevk ve sefa yeri artık...bir yüz bir beden bir sevgi az geliyor bize...
..

Devamını Oku
Oktay Avcu

Sevgi var yüceliği bilinmez
Sevgi var
Görülmez uzaklardan
Sevgi var kimliksiz adressiz
Sevgi var sevgiye benzemez
Sevgi var bitmez tükenmez
Sonsuz kaynaklı
..

Devamını Oku
Kemal Kabcık

16 Mart 2013 Cumartesi 18:01:11

Kendimi yenilemeye ve hayata tutunmaya çabalıyorum! . Yeniden doğarak; hatalarıma sahip çıkarak, hatalarımı düzeltmeye çalışıyorum! . Nefretimi paylaştığım her cümlem; beni deviren gerçeğimdir! . Bir daha devrilmeyeceğim ve nefreti değil, sevgiyi kaleme alacağım inşallah! . Sevgi ile bakacağım dünyaya ve sevgi ile sunacağım kalbimin yumuşaklığını! . Yufka bir kalbimiz var ve ANADOLU İÇİN, DÜNYA İÇİN, İNSANLIK İÇİN; yufka kalbimizin verimliliğini sevgilere odaklayacağız inşallah! . Ne kadar silah patlarsa, kat kat fazlasıyla sevgiye köleliğimizle, hizmet vereceğiz insanlığa! . Sevgi, diyoruz; çocuklarımızdan emanet aldığımız şu dünyamız, eğitim için emniyette bir yer olsun, diyerek! . {Yazan: Kemal KABCIK – ANTALYA - 16 Mart 2013 Cumartesi 18:01:41}
..

Devamını Oku
Engin Demirci

Ne de olsa vesaire aşk...


Bir ve çok ile çok ve bir olamayanlara büyübozumu gibi şems vakti. Yusuf'un bende bir gömleği kaldı, derken züleyha. Benim sevdiğimi oda seviyorsa, davranış biçimine sevgiyi yerleştirenlerdensin. O anların eşlik ettiği kapıya ulaştın demektir. Yüreğimiz dert görmese, gönül heybemize nerden dolacak hüznün cümlesi. Tek kalan karşılaşmalardaki boş sözler, varlık problemini dile getirir suretperestlerde. En yalnız adamıyken gecenin, gözbebeğinde bir aşk bulduğumu kimsecikler duymasın. Bizden evvel gelenler, şüphe yok ki bizden daha gayretliydiler gecelerde aşk tadında. Ne yapalım, şimdilik bizde bu kadar olabiliyor, hiç bir şeyi bekleyen bir kavuşmada. Böyle değilsen, bu yolda işin ne? Ferasetini şaşırtma, neyi bekliyorsunuz? Apaçık görmen için sevgiyi sevgilide aramalısın. Çokluğun buluşacağı iyi yaşam, yokluğun buluşacağı kendine has çoklukta. Söylemesi hayli tartışmalı bir noktadır, fazlaca güveniyor gibi hapsolduğu yalnızlıklara. Belki de dikkatimizi çeken daima diri tutmamız gereken sevgide çokluğun yankısını duymak için hiç birşey bir'den kaçamaz. Muhabbeti kalbini yakanın o güzel kokusuylada buluşanlar nerden gelip nereye gidiyor sessizce. Dünya kitabından ruhlarını hüzün dersleriyle taçlandırıyor. Kese meselesini bilirmisin der gecenin çobanları kendiliğindenliğine doğru, çokluk yanılsamasından kurtularak. Bişi gören artık görmeye çalışmaz. Çoklukta bir'i, yokluğun inceden inceye gösterilir.



..

Devamını Oku