Ben sevenlerdenim. Kabul edemem kusura bakmayın efendim ben yalandan hiç sevmedim. Tek korkum inandıramamaktır benim. O yüzdendir ki yalnız ağlamalarım yalnız gülmelerim. Korkum yalnızlık olsaydı bunca seneyi hiç yalnız geçirmezdim. Hep tektim… Sahiciydim. Oysa kandırmayı da bilirdim. Seni sevdim. Evet nasıl istediysem öyle sevdim. Lisanım endişemdi, çünkü endişem de gitmendi. Hoş! Şaşırtmadın ya gittin…
Çok tanıdıktır bana acı!
Hep çektim, kendi çektiğimi kimseye çektirmedim… çektiren de sendin git diyen de. Oysa delikanlıdır tutup kolundan götüren insanı… OYSA BEN (SÖZDE) GÜÇLÜ YÜREĞİ SEVDİM
“Her şeye rağmen” vardır ya… ne de güzel anlatır küçücük bir cümle her şeyi…acı paylaşılsaydı eğer tatlı da ederdi kendini unutma... Acıma ortak nerde?
Seyyah olsaydım yalnız mı kalırdım… Muamma! Ben gönlüme bir dediğime hiç ihanet etmedim…
GELDİM! GİTMEMEK İÇİN AMA SEN GİT DEDİN BEN GİTTİM VE BİTTİM… Gurur yok bende! Ben gururumu bir ömür paylaşacaklarıma feda ederim.……………
Aşkta yarın yoktur sevgili. Zaman ileri doğru değil, içeri, yüreklere, derinlere doğru işlemeye başlar, bilgeleşir. Hiç bilmediği sezgileriyle buluşur. Yükü çok ağırdır, kendiyle buluşmuştur. Hem dışındadır dünyanın, hem de ortasında.
Hindistan'da Ganj Nehri'nin kıyısında yakılan yoksul adamın hissettikleri de onunladır, yitirdikleri de... Newyork'ta, bir sokakta, o kartondan kulübesinde yaşayan kadının çıplak yalnızlığı da. Her şey onunladır, ona emanettir sanki, ama o, çıldırtıcı bir yalnızlık içindedir yine de...
Aşkın kültürlü olmakla, bilgili olmakla da ilgisi yoktur sevgili, kanımıza karışan ilkel acı, o yaban ağrıyla hiçbir kitabın yazmadığı hakikatlere daha yakınızdır, inan...
Kim demişti hatırlamıyorum, aşk varlığın değil, yokluğun acısıdır diye. Belki de bu yüzden ilk gençliğimde, o yoğun aşık olduğum yıllarda, gözüme uyku girmez, dudağımda bir ıslıkla bütün gece şehri, o karanlık, o hüzünlü sokakları dolaşır, insanları uykularından uyandırmak isterdim. Uyanıp, içimde derin bir sızıyla uyanan o derin sancının acısına ortak olsunlar diye...
Aşk çok eski bir şeydir sevgili. Onun içinden o çileli çocukluğumuz geçer. Sevdiğimiz insanların çocuklukları da... Oradan üvey anneler, eksik babalar, parasız yatılılar geçer. Ve sonra aşk bütün bunları alır, daha da eskilere gider, hep o ilkel acıya, o yaban ağrıya...




yhaa şirlerinizi okudum tek kelime ilen süpersiniz
öylesine içten vesade duygularlan yazılmış ki hüzünlenmemek elde diil sizi kutluyorum bende şiir yazarım ama henüz eklemedim sizi tekrar tekrar kutlar başarılarınızın devamını dilerim
okuyunca yazdıklarını içimi bir hüzün kapladı.zavallılardan birimiyim dedim kendime.galiba öyleyim.tek farkımız,gitmedim git denilmedim.Ama çok korkuyorum senin yaşadıklarından.çok
yalnis zamanda yalnis yerde yalnis seçimlerden dolayi bulunmak yalnis yaptigimiz anlamina gelmez sadece tecrübe kazanmisizdir isyaninin atesinin sogumasi dilegimle saygilarimla baki, selamlar
Bu şiir ile ilgili 3 tane yorum bulunmakta