Sen hiç sevdiğinin boğazları şişince , onunla birlikte yutkunma zorluğu yaşadın mı.?
Başını koyduğu yastık yastığından bir karış uzaklaştığında telaşa kapıldın mı.?
Basit bir “eline sağlık” cümlesini işitemezken yine de özenli sofralar hazırladın mı.?
Hiç bir özel gününü unutmazken unutulup , en sevmediği yönlerine övgüler yağdırdın mı.?
Haksızken bile sesini yükseltmesine göz yumup , “ çok sever beni çook” avuntularına sarıldın mı.?
Sen hiç yanından iki gün ayrı düşünce özlemden , ömrünün iki yılını uğurladın mı.?
Susuzluğunu nefesiyle, açlığını gözleriyle doyurdun mu.?
Beni bu eylül öldürecek
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.
Devamını Oku
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.



