gönlüm,
karlar altındaysa
ruhu şühedanın sırrıyla müşfiktir
böyle böyle kucaklar ölümü
sessiz sedasız ayrılıklar ülkesinde
başşehir esir
isim kuşatmasıdır bu
mana elimin tersiyle
mahzun bakışlar eklerken yüzüme
içim elveda
çocuk çocuk hatıralar bırak bana
tohumlan yüreğim
kapanmayacak yaralardan kurtul
tırman kanını döken şer dağına
imtihan ol, yerle yeksân et
belki kabuslanır adın
kutsal kahroluşu çıkar at bileğinden
seni tutukladım sanrısından beraat
yalnız iddianı satırladın
düşkünsün,
şer dağından
ve sen,
yüceliğe aldandın
tanış olduğun kibir bağrından
inerken avlandın
tutsaklığın vicdanlandı
tüm kılıflar şartlandı iyiliğe
dünya, kayıplandı gözünün yağında
hayatın akıyor olduğunu anladın
sürgünlüğü kazıdur
seyyahım say alemde kendini
aklı,
kurtarmıyor hiçbir şey
velev adı imana eş olandan başka
neye sarılırdı insan
toprak, ana, ata
hangisi gitmez, hangisinden gidilmez
namümkün tercihli sorular
esir şehri temalıyor
biliyorum
şuur
ağırlanıyor
bedenime
omuzlarımda yer yok
söze sürtünmekle müsemma yangını
ben çıkarttım şiir diyerek
kalbimin göçüp gideceği bir şeye
sevda diyemem daha
Kayıt Tarihi : 1.5.2025 04:02:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!