Sevdalıma Mektuplar Şiiri - Bilal Bark

Bilal Bark
31

ŞİİR


0

TAKİPÇİ

Sevdalıma Mektuplar

Sevdik, sevdalara gömüldük,
Yemin ettik, en kutsal şeyler adına.
Acılar paylaştık, gün geldi,
İçtik hasreti, yudu, yudum.
Gönüllerimizin kavurucu ateşi,
Yaktı bedenimizi, çok zaman.
Öfkeler tüketti, an oldu sevgimizi.
Doruğa çıktı heycanlar kimi zaman.
Öyleki nar dudaklım;
Kurşunlara göğüs gerip,
Haykırdık sevgimizi, kan kokan namlulara.
Umursamadık çoğu kez,
Hain dudaklardan dökülüp,
Yüreğimizi hançerleyen, nefret dolu sözleri.
Şiirlerle süsleyip güzelliğini,
Hep seni yazdım, o vefasız diyarın kağıtlarına.
Sense beni andın,
Kahrolası taş duvarlar arasında.
Tükenmedi sevdamız, tükenmedi gece gözlüm.

Baharlar gördük salkım, salkım.
Sevdalar, yitip giden gün gibi.
Ölümler gördük, ah... ölümler.
Gecenin koynunda, gündüzün şafağında.
Ağıtlar içinde büyüdük.
Gem vurduk duygulara,
süresiz özlemlerde.
Kışlar gördük, zemherilerde donduk.
Yazlarda kavrulduk sevdalım.
Bir ömür tüketmek istedik.
Sevdamız bitmesin istedik.
Hasreti çalmak bir bir,
O köhne sokakların, kaldırım taşlarına.
Ezmek istedik ayaklarımızla.
Yok etmek acıları, yok etmek insafsızlılları.
Kendi yağımızla kavrulmak,
Kendi dünyamızda boğulmak,
Beraberce varolmak, acımasız şehirde.
Baharlar senle gelsin istedim.
Güneş senle doğsun, senle batsın günümde.
Yıldızlar bize dönük, Ay bizi anlatsın gecelerde.
Saçlarını örüp, seni uyutmak dizimde,
Öperek uyandırmak her sabah, seni yeniden.
Sende istedin sevmek beni.
Ebedi olsun istedin belki bu sevda.
Yetmedi kar tenlim,
sabrın yetmedi.
Tükenmedi kor dillim,
sevdamız tükenmedi.
Acıyla dağlayıp acılarımızı,
İkram ettik hasrete, yarınlarımızı.
Ben kadehlerde aradım teselliyi, boş yere.
Sen avuttun kendini, ümitsiz dileklerle.
Darmadağın bir düzen
Ve sorumsuz benliklerin kadersizliğine,
Kurban ettik sevdamızı, sevdalım.
Ekmeğin, suyun bolluğunda,
Sevginin yoksunluğunda sivrildik.
Doruk olduk, göze batan iki nokta.
Teğet beklerken birleşmeye,
Kıydılar sevdamıza, simsiyah bir hatla.
Hoyrattça kopardılar dallarımızı,
Kırdılar sarmaya hazır, kollarımızı.
Yıldırmadı bizi yalnızlaıklar.
Silemedi içimizdeki sevgiyi ümitsizlikler.
Diriliş oldu aşkımıza, vurdukları her darbe.
Sabır oldu, hırs oldu bahar, kokulum.
Atı'lığı duygularımızın kalkan oldu bize.
Aynı zamanda, ödün oldu ellere.
Fedakarlık dürtüsü, insanlık sevgisi,
Mağlup etti sevdamızı.
Bedenlerimiz sığınak oldu hislerimize.
Süzülüp başka bedenlerin sıcak koynuna.
Tükenmedi sevdamız, tükenmedi sevda çiçeğim.

-II-

Merhaba Can,
Bugün uyanışım senle olmuştu.
Puslu İstanbul semalarının,
Karamsarlık dolu, kızl ufkunda.
Seni seyrettim, doyumsuz bir hevesle.
Sokakların uyumsuz şatafatında,
Uyumsuz düşüncelerle, arşınladım yolları.
Anlaması güç bir olgu, küçüğüm.
Sevginin bu derecesine, bu sonuç.
Bu istence, bu istekszilik.
Sereserpe bırakıp kendimi, senli düşüncelere,
Hazmetmeye çalışıyorum, söylediğin sözleri.
Kabullenmiyor gönlüm bir türlü.
İnançsızlık, bağdaş kurmuş ruhuma.
Her kelimen anlamsız geliyor mantığıma.
Duygularım, hırçın dalgalar gibi,
Kabarıyor, içimde varedebilmek için seni yeniden.
Lakin imkansız artık, gül goncam.
Dil ile ikrarın kafi gelmiyor.
Yalanlar avutmuyor, deli gönlümü.
Anlamsız bir gayretle beni,
Ortak kılmak istiyorsun vefasızlıklarına.
Maziyi anlatmıştım daha önceleri,
Ne yeminlerimiz, ne sözlerimiz vardı.
Yalın ama temiz sevdamız vardı.
Dağlar büyüklüğünceydi yüreklerimiz.
Bir çırpıda silip atmıştın herşeyi.
Beni atıp yad ellere,
Hasretin közünü alevli meşaleye çevirmiştin.
Bedenim kavruldu, yıllartca bu ateşle.
Kadeh, kadeh içimne gömdüm seni.
Yabancı gözlerde, merhamet dilendim aylarca.
Sabır ektim, sabır üstüne.
Özlemlerimi demriledim denizlere.
Bu acımasız yoklar dünyasında,
özenle sakladım, sevdanı yarınlara.
Öğün, öğün ekmeğime aş oldun.
Işık oldun şafağıma, gözlerime yaş oldun.
Damarlarımda dolaştın, kan diye.
Hayat oldun, ömrümün her anına.
Kabuslarıma ortak oldun çok zaman.
Kahır oldun, günah meleğim, kahır.
Bu cehennem keşmekeşliğinin şehrinde.
Acılarla yoğruldum, senden uzakta.
Hep (gel) diyeck bir kelime bekledim.
Dönmemi yürekten isteyen o sevgiliden.
Sevgim öfkeye dönüştü, mahurum.
Prangalar vuruldu bileklerime.
Demri ranzalaraın karanlık soğuğunda,
Ölümler ürpertti, sevda dolu yüreğimi.
Boş gözlkerle baktım, baktım.
Tel örgünün ardındaki uzaklara..
Mutluluğum, sevdam ve umudum
Herşeyim sende kalmıştı.
Gökyüzünün, solgun maviliği altında,
Taştan duvarlar arsında, sıkışıp kaldım
Bir mektubu çok görüp, yılgın bendime,
Mahkum ettin beni.
Mahkumluğumun üstüne, kara zindanlarda.
Tükenmedi sevdam, tükenmedi, azap kuşum
Bir günah gibi kapatıp ömründeki sayfayı,
Sisli maziye terk eyldein, dönüp bakmadan.
Yıllarca bana verdiğin sevgiyi,
Başkalarına sundun, bana sormadan.
Tuz döküp kalbimdeki derin yaraya.
En büyük darbeyi indirdin gülüm.
El oldun bana, yaban oldun.
Hayatım tükendi, senli hülyalarda.
Yarınlarım anlamszı kabuslara dönüştü.
Mutluluk, hayal dünyasında kuruyan deniz,
İsmin, yüreğime inen acımasız bir hançer.
Sevdan, ah o sevdan yokmu o sebvdan.
Tükenmedi, gönlümün kıblesi, tükenmedi.

-III-

Merhaba sevdam,
Ne gariptirki, hasretime sebep bahstızlığın,
Çaresizliğime ilaç olmuş durumda.
Hayatımın baharının her anı,
Sevdana bedel olarak ödenmiş, bir mazi artık.
Ne sandın ya küçüğüm.
Baharlar uğradımı bir daha kapıma.
Güldümü yıllar önce, hüzün yüklediğin yüzüm.
Yarınlarda bıraktım onu ben.
Mayıslarda kaldı en güzel çağım.
Yaşantımın her anını paylaşırken başka kollarda,
Yüreğin bir nebze olsau szıladımı.
Yanmadınmı uğruna tükenmiş benliğime.
Yok yok, sevdalım,
Harcanmış bunca sevgiden sonra,
Körelmiş duyguların bedbahlığına bırakıp kendimi,
Senden medet ummak.
Gurursuzluğun daniskasından öte bir şey.
Zira bundan daha makulu,
Senden alacağım var, hasretim.
Mutluluk borçlusun bana, kucak, kucak.
Bir ömür borçlusun
senli upuzun.
Sevda borçlusun, umut dolu tertemiz.
Hayat borçlusun bana, hep bahar olan.
Ama ne mümkün bunun tahsili senden.
Kadermiyim söküp alayım, bir bir.
Oysa ben ödemiştim daha önceleri,
Senle paylaşmaya hakkım yok bunu.
Ben içimdeki bu kusursuz sevdamla,
Daha ne çileler çekmeye razıyım.
Alıştım artık, nasır tuttu yüreğim.
Sen; ya sen küçüğüm,
Dünyanın tüm dertlerini yüklesende sırtıma,
Çekmeye trazıyım, bahar kokulum.
Yeterki senin mutluluğun ebedi olsun.
Üzüldüğüm bir şey varsa eğer,
Oda senin olmadığın bir yerde,
Senin asla duyamayacağın bir şekilde,
Ölümün soğuk koynuna bırakıp kendini,
Son arzum olan seni, görmeden gitmem olacaktır.
Bu son anda bile,
Tükenmeyecek sevdem, tükenmeyecek şafağımın türküsü.
Bu vefasız şehrin sisli ufuklarından,
o sevgisiz şehrin sevgisiz semalarına,
sevgi dolu binlerce duru ve vefalı selamlar...

Bilal Bark
Kayıt Tarihi : 29.7.2009 18:36:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!

Bilal Bark