Yazmamak için parmaklarımı kanatırcasına sıktığım o kalem,
Aslında her gece ciğerime saplanıyor, haberin yok.
"Unuttu" de, "Vazgeçti" de, hatta "Hiç sevmedi" de...
Yeter ki senin o kurulu düzenin, o sahte huzurun bozulmasın.
Ben senin fırtınan olmaya değil, sessiz limanın kalmaya razıyım;
Gerekirse o limanda tek başıma çürürüm de, yine de kafanı karıştırmam.
Sanma ki dindi bu sancı, sanma ki kapandı yara,
Özlemin, damarlarımda dolaşan en zehirli duman şimdi.
Elim telefona her gittiğinde, adını her gördüğümde;
Duygularını altüst etmenin vebalinden korkup geri çekiliyorum.
Senin dünyanda mevsim baharken,
Benim içimde kıyametler kopuyor, kimse bilmiyor.
Şimdi hangi şarkı çalsa, hıçkırık gelip boğazıma düğümleniyor.
Gözlerimin daldığı o uzaklarda, bir tek senin gölgen var.
Kadehimde sen, uykusuzluğumda sen, sustuğum her cümlede yine sen...
Sana "gel" diyememek, ölmekten daha beter bir azap,
Ama seni benden korumak, benim sana olan en büyük yeminimdir.
Bil ki; ben seni sessizce severken,
Kendi içimde her gün bin defa gömülüyorum.
Varlığım yük olmasın diye, yokluğumda eriyorum.
Kayıt Tarihi : 6.3.2026 05:07:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!