Sesleniş
Bir düşünce ki beni bende aramak...
Ve sonra bulabilmek bir yerde kendimi...
Bir banketin ağır ayakları üzerindeki yerde
Ve sonra düşünmek nerede kaybettim kendimi?
Acaba nerdeyim?
Işıkları sönmüş, ıssız bir sokağın,
Ümitleri tükenmiş bir yaşantının,
Git gide karardığını sandığım kalbin,
Gır gır şamatalarla gülümseyen dudaklarda mıyım?
Belki de?
Ama belkide, bir kasırganın savurduğu,
bir toz tanesinde,
Belki gecenin getirdiği o acımasız köhne karanlığında.
Belkide patlamaya hazır bir volkanın ağzındayım.
Kim bilir?
Acımasızca sitemlerin döküldüğü şarkılarda,
Ağlatırcasına çalınan uzun havalarda,
Ağlayan bir bebe'nin çığlıklarındayım, Kim bilir?
Acınarak uzatılan sadakanın kendisindeyim.
Sen biliyor musun?
Ben nerdeyim? Görebiliyor musun?
Belki övünerek okuduğun şiirlerinde,
Belki bana söylediğin o süslü yalanlarındayım,
Belki, beş on kişiyi sakladığın, o harabe kalbinde.
Allah aşkına söyle..!
Ben neredeyim: Nereye sakladın?
Beni bana ver artık... O benlik temizdir.
Kirletme, incitme, o benlik saftır.
Yakma, yıkma, o benlik, o benlik gerçektir...
Geri ver artık...
Sen taşıyamazsın o kalbi. Ağırdır.
Sen kavrayamazsın o kalbi. Büyüktür.
Sen tanıyamazsın o kalbi. Çünkü yalancısın.
Sen anlayamazsın o kalbi. Gerçekten sevemezsin.
Sen alamazsın o kalbi. Çünkü ezer, geçer, arar o yine.
Ben aslında kendimdeyim, ama kalbim emanetti sana.
Sen layık değilsin ona, geri ver bana, kendine benzetemezsin
Çünkü o bir çift göze, bir güzel yüze anmaz.
Hadi ver onu da,
kendine benzeyen, senin gibi sevenlerin yanına git. git.gittt..!
(01/14/1991)
Ercan SandıkçıKayıt Tarihi : 27.8.2003 19:06:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!