Sessizce erir Beydağı’nın alaca gölgesi,
Bir akşamüstü, tenhada kalmış bir dize gibi.
Sanki Malatya’nın bütün sokakları susmuş da
Ağır bir yalnızlık kalmış Özgür’ün payına...
Gönül dediğin, ayazda unutulmuş bir kayısı filizi;
Fırtınaya direnir, rüzgâra eğilir, yıkılmaz belki...
Lakin insanı gurbetin kahrı değil,
En sığındığı limanın fırtınası devirir.
El kahrı dökülür giderdi zamanın nehrinde,
Bir yabancı teğet geçerdi ciğerimdeki sızıya.
Oysa kaderin en ağır cümlesi bitti dudaklarında:
Eler tutu, sen de vurdun vicdansız...
Şimdi Kernek’te dökülen yapraklar kadar sahipsiz,
Kendi gölgesine sığınan kırgın bir akşamım ben.
Özgür der ki; bu şehir sensiz bir parşömen,
Hangi dizeye tutunsam, kırılıyor kalemim...
Kayıt Tarihi : 28.09.2026 14:26:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!