Siyah, simsiyah bir yumak var göğsümde
Yanlışlar ilmek ilmek attılar kendilerini ömrümün örgüsüne
Aldırış etmedim, hevesliydim gözlerine...
Bunca yıl öncesini düşünmedim, unutturuldu mu bana ya Rab!
Unuttun mu kalbim, çocukluğumu, iyiliğin etrafımda koşuşturduğu şen şakrak gökyüzü özlemini...
Evet, bir zamanlar gözlerim gökyüzüne sevdalıydı, bulutlar da bir yağmur işçisiydim
Çocuktum, toprakta su yolu açardım, koca gövdeli ağaçlar babamın emeğini sunardı boyun eğişleriyle
Annem o zamandan şimdiye dek hep papatyadır, annem sabahlarımın şükrüydü...
Bir meydanda toplandı çocukluğumu tutanlar
Gözlerinde farkında olmadığım birşey vardı
Şimdi anlıyorum, kalbimin perçinini kaybetmek üzereydim...
Sonra seslerin içinde adım yankılandı
Damarımda gezen şeytandı
İlk o zaman dünyayı sevdim
İlk o zaman zehrini akıttı yaşamak...
Aklımın ve kalbimin hizasını kaybettim
İlk o zamanlar heveslendim ölüme
Unutulmanın özlemini çektim
Anlamlı ölümler yükledim gençliğime
Adını yazmaya utandığım, ağlamaların meşhur ve yaşam fakirliğinin bol olduğu yerlere, sevmelerin ebediyete uzandığı, sevimli bir kan kurusu toprağa yakıştırdım kendimi
Fakat hiç bir düşman beni tanımıyordu, sürgünüm gitmemekti...
Bir faydası varmı şimdi anlatmanın
Yazmakla azalır mı yaşamım
Hatalarım ruhumda kamburken
Doğrular beni doğrultamıyorken
Suçu hatalarıma yükleyen de ben değilmiyim
Nasıl tükenir ölüme olan korkum, bilmemekteyim
İşte böylece kıvranıyor içimde yaşamak...
Tüm sevinçlerimiz de acı bir giz var
Sana çiçekler getirirken, ellerime hevessiz olmalarından anladım
Çiçekleri hevessiz kılan bu kötülükten utanmayacakmıyız
Bizi yaşamak uğultusundan ve iyiliğe korkak bırakan kötülük köleleğinden vazgeçmeyecek miyiz
İyiliğin devrimi ne zaman...
Hatırladım, çocukken üzüldüğümde Allah'a giderdim, yaşamak unutturdu bana
Kendimi affına yakıştırarak gitmeliyim Allah'a
bırakıp bu bozgun ve kuduz sevdayı
Ağızlar da köpüren hasreti, ayaklarımın günah izlerini...
Vaktimiz var, ölümü kendimize yakıştırmak için
Umut, küçük insanların etrafımızda gizli yaşaması gibi
Bazen aşırır kötülüğü bizden
Göklerde ki şatolar da aşk istiyorsak
Geçmeliyiz ağlamaklı bir acıdan
Artık bilmenin nezaretindeyiz
Anladım, Dünya öpüşleri kanıma zehir akıtmakmış
Lütfen kalbim bulutların beyazına dön
şeytanın tüm kumpaslarını eskifle
Tüm çiçekler tanısın beni yeşillerinde
Bir insanım diğer insanların ömründe
Hatırlanan ve hatıralanan...
Rabbim, unutmanın da Rabbi sensin
Kalbimi temize çekicek olan da
Ölümü, sana kavuşmaya sebep kılacak da
Rabbim, beni kötülüklerin ve hataların hatıralarından al
İnsanların kırgınlıklarından ve günahlarından...
Kalbim ile gözlerim arasında, pişmanlık yükü olan ağlamak seferleri düzenle
Ellerimi ve dudaklarımı dua hammalı kıl
Şeytanı kanımın içinden çek
Sen beni unutursan,
Kalırsam eğer rahmetinin dışında, iyilerin sayısı azalır,
şeytanı bir zafer sevinci eksilt Rabbim...
şaban kara
Şaban KaraKayıt Tarihi : 8.09.2026 16:45:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!