Serhat Çalışkan Şiirleri - Şair Serhat Ç ...

Serhat Çalışkan

Dünya adeletliymiş,külahıma anlatın
Çıkarın gözlükleri,etrafınıza bakın
Eşitliği isteseydi eğer yaratan
Aynı olurdu hepsi; yazın,kışın,baharın

Bir kilim motifine işlenmişse sevdalar

Devamını Oku
Serhat Çalışkan

yüzümdeki tebessüm aldatmasın kimseyi
Acılarla yaşamayı,biliyorum o kadar.
Guvenecek kimsen, kalmadı ama
İnsanları sevmeyi, seviyorum o kadar
Kör insanlardünyada,çirkinlere gebe
Gözleri seçmeyi biliyorumo kadar

Devamını Oku
Serhat Çalışkan

Merhaba şiir,yine ben geldim
Yabancı değilim eski sevgilin
Özür dilesem senden,
Beni affedermisin?
Bir romanla yasak aşk yaşadım
Ama romandaki kız çok güzeldi be!

Devamını Oku
Serhat Çalışkan

Buralara bahar geldi
Sevdicegim sen nerdesin
Hani gidenler dönerdi
Kuşlar döndü sen nerdesin?
Bana hasret yakışmıyor
Ayrıklar yaramıyor

Devamını Oku
Serhat Çalışkan

Hilâl eve geldiğinde Arzuyu harıl harıl ders notları kurcalarken buldu.Arzu özel okulda Fransızca öğretmenliği yapıyordu ama öyle mesleğine aman aman bir düşkünlüğü yoktu.Sadece ilerde belki daha farklı iş kollarında kariyer edinebilirim düşüncesiyle bu mesleği seçmişti.Arzunun telaşını gören Hilâl meraklanıp sordu
---Hayırdır,sınav filanmı var yarın?
---Sınav yarın değil biraz sonra
---Nasıl yani?
---Ders vereceğim çocuk gelecek,konu başlıklarına şöyle bir göz gezdiriyorum.
---Arzu bu konuda anlaşmamışmıydık,ogelmiyecekti sen gidecektin

Devamını Oku
Serhat Çalışkan

Saat 21:30 olmuş,Hilâl halâ eve dönmemişti.Arzu akşam saatlerinde Hilalin,Muratla beraber olabileceğini düşünmüş aramamıştı,ama gece ilerleyip Hilal gelmeyince meraklanmıştı.Tam onu aramayı,nerde olduğunu sormayı aklından geçiriyorduki telefonu çalmıştı.Telefonun diğer ucundaki Hilaldi.Sesi titriyor,derin derin nefes alışları Arzuya kadar geliyordu.
---Arzu benim,Hilal evdemisin?
--Evet sen neredesin?
---Sorma çok kötü birşey oldu
---Ne oldu kızım korkutma beni,çabuk söyle
---Azize hanım intihar etmiş.Evinde ölü bulundu

Devamını Oku
Serhat Çalışkan

Muratın örgütün kurallarına uymayan davranışlar içine girmesi Şefi kızdırmasına rağmen diğerlerinin istediği gibi onu cezalandırmamıştı.Çünki biraz asi bir ruha sahip olmasına rağmen Murat örgütün en çok iş gören sayılı elemanlarındandı.Yani aldığı görevi harfiyen ve zamanında uyguluyor olması onu şefin vazgeçilmezleri arasına sokmuştu.Zaten Şef Murattan cayarsa onu serbest bırakması filan mümkün değildi,büyük ihtimalle vazgeçtikleriher elemana yaptıkları gibi işleri bitince,yada verimi düşünce Muratıda yokedeceklerdi.Bunu Muratta dahil hepsi bilyordu.
Hilal karakolda geçirdiği uzun ve karmakarışık,korku dolu bir geceden sonra salıverilmiş fakat göz hapsinde olduğu,şehir dışına çıkmaması ve konuyla alakalı en ufak bir bilgi edinirse emniyete haber verme şartıyla bırakılmıştı.Arzu ve Hilal karakola giderken son saniyede gelen telefonla hastaneye gittiğini sandikları Murata ulaşmaya çalışmışlar fakat telefonu cevap vermemişti.Arzu birazda tam karakol önünde kendisini bırakıp giden Murata içerlemişti aslında Hilale laf dokunduruyordu
---Ne olursa olsun,insan oraya kadar geldikten sonra geri dönmez,diyelim döndü birkez arayıp ne oldu der
---Arzu hemen yargılama belki annesi dahada kötülemiştir.Telefonu bile kapalı baksana
---Aman be kızım,safsın sen saf.Sırf angaryayı evmediği için kapatmıştır telefonunu.Şimdi çıktınya gelir akşama erkek milleti işte hepsi aynı
--Ne diyosun yani bilerekmi yapıyor

Devamını Oku
Serhat Çalışkan

Hilalin gerçekleri öğrenmesinin üzerinden bir hafta geçmiş fakat halâ Murattan haber alamamıştı.Arzu olaylardan onun kadar etkilenmemiş görünüyordu.Dışarı çıkıyor,alışveriş yapıyor,saçlarını yaptırıyor,günlük yaşantısına devam ediyordu.Arzudaki tek değişim neredeyse son bir haftadır hiç herhangi bir erkeğin ismini telaffuz etmemiş olmasıydı.Hilal bu durumu biraz şaşkınlıkla karşılıyordu,fakat Arzuya birşey sormamıştı.Belki biraz daha ağır yaşamya karar vermiştir diye düşünüyordu.Ama Arzu enson Salimle yaşadıklarını bile Hilale anlatmamıştı,buda onu meraklandırıyordu.Arzu biriyle birşeyler yaşayacak ve bunu kendisine anlatmayacak,bu görülmüş şey değilidi.Arzu neredeyse sevişmelerini bile harfiyen anlatır,hatta bazen suyunu çıkarırdı.Hilal çok kereler onu mahremiyetin bukadar ortalıkta olmaması konusunda uyarmak zorunda kalırdı.Fakat bu sefer merak eden kendisiydi,ve arkadaşı birşey anlatmıyordu.
Mart sonu yaklaşıyordu,fakat sanki bahar havası vardı İzmirde.O gün Arzu erken kalkımış,nasıl olmuşsa kahvaltı hazırlamış,Hilali uyandırmıştı.Hilal halâ bir iş bulamadığı için niye beni sabahın köründe kaldırdın der gibi bakıyordu Arzuya.Ama Arzunun derdi kahvaltı değildi anlaşılan.Masaya oturduklarında çayları doldururken uzun zamandır görülmemiş bir ciddiyetle konuşuyordu Arzu
---Hilal seninle bazı şeyleri konuşmamız lazım
--Konuşalım,ne konuşucaz
Arzu söze nasıl başlayacağını bilemiyordu,
--Sen ve ben yaklaşık altı yedi yıldır arkadaşız değilmi.hatta arkadaş demek hafif gelir kardeş gibiyiz

Devamını Oku
Serhat Çalışkan

Hilal arkadaşının neden kendisinden ayrılmak istediğini anlayamamıştı.Acaba Arzu yaşanan olaylardan korkmuş ve bunun içinmi Hilalle yolunu ayırmak istemişti.Daha düne kadar Arzuyla kalmaması konusunda ailesinden baskı gören kendisiyken şimdi Arzu ayrılmaları gerektiğini söylüyordu.Hilal birazda kırgın bir sele soruyordu Arzuya
---Ne oldu Arzu,niye ayrılmamız gerekiyor,başına birşey gelmesindenmi korkuyorsun,seninde huzurunu kaçırdım değilmi?
Arzu belkide ilk kez bukadar ciddi duruyordu,Hilalin karşısında ve nerdeyse hiç olmadığı kadar kendinden emin cümleler kuruyordu
---Hayır canım,başıma bela açtığın,huzurumu kaçırdığın filan yok.Bunları düşünmedim bile,sadece biz artık Salimle oturmaya karar verdik,yani
Hilal şaşırmıştı
---Salimlemi oturacaksın,ama.....

Devamını Oku
Serhat Çalışkan

Hilâl eve geri döndüğünde Arzuyu biraz tedirgin bulmuştu.Arzu Hîlâlin ev arkadaşıydı,bir yıldır beraber kalıyorlardı.Daha önceden tanışıyorlardı elbet,Arzuyla Hilâl üniversite yıllarından beri arkadaştılar.Arzu izmirde göreve başladığını Hilâle söylemiş o da Arzunun yanına gelmişti.Arzu Fransızca öğretmeniydi.bir buçuk yıldır izmirde göreve başlamıştı.Bir özel okulda ders veriyordu.Hilâlle beraber bir yıldır çok güzel bir ev arkadaşlıkları olmuş,bu zaman zarfında birbirlerine iyice alışmışlar kardeş gibi olmuşlardı.Arzunun mankenleri kıskandıracak bir güzelliği vardı.Uzun boyu,masmavi gözleri,diri vücudu,sapsarı saçlarıyla bir peri kızını andırıyordu.Fakat bu güzelliğini birçok erkeğe defalarca kullandırmış,biraz geniş bir kızdı.Hilâl onun bu rahat tavırlarından arasıra rahatsız oluyor,bunu kendisine söylemesine rağmen Arzu gevşek yaşantısından vazgeçemiyordu.
Arzu yine bir erkeğin hışmına uğramıştı o akşam ve canı epey sıkılmıştı herhalde,daha Hilâl evden içeri girer girmez,o kendini haklı çıkarma telaşındaki bakışlarını atmış,Hilâlin selam vermesine bile fırsat vermede3n
--Bundan sonra hiç bir erkeğe güvenmicem,hepsi aynı bok,kırılıp dökülüyorlar,zarif sanıyosun,farklı sanıyosun,sonra üç dakikalık zevk için.....
---Gene ne oldu
---Ne olacak şu muhasebeci çocuk yokmu
--Emre

Devamını Oku