Dünya girdap , halim harap
Senden görünür bana mehtap
Bir sensin hakikat bildiğim
Senden gayrısı hep Serap
Senin aşkınla artmaktadır yalnızlığım benim,
Bir dağ gibi çöker içime, sığınmaz hekim.
Ne dost anlar, ne de yol taşır bu derdi,
Gözyaşım konuşur, suskun kalır kelâm benim.
Aşkın bir ateş, gönlümde köz olur,
Sen seni
gel benim
içimde ara.
adını bırak kapıda,
bu eşik hitap kabul etmez.
Hüznüm senden görülür
İçim özüm çözülür
Derdim senden bölünür
Sen yanımda oldukça
Cahil olsam okurum
Sergeni sorarsan kendi halında
Hüznü içinde, yükü omzunda
Bedeni meydanda ruhu darda
Yoluna düştü, kendinden firarda
Sergeni sorarsan aşkın çukurunda
Yaşlanıyorum sevdiğim
Baksana saçlarım siyah beyaz
Oysa ne kadarda küçüktük dün
Tüm telaşlardan uzak
Duruluyorum sevdiğim
Kalabalıklar eskir adımı ağzında,
yüzler birbirine benzer.
Sen,
zamana yakalanmayan bir bakış gibi
durursun içimde.
Madde kayığından in
Mana denizine dal
Aranarak bulunmaz bu hal
Arıdan hiç incinir mi bal
Sevgiyle kal, sevgiyle kal..
Gel de sor beni gece yarısı,
Dertlerin içinde aşkın yarası.
Sensin gönlümün tek sevdası,
Ömrümde en güzel baharımsın benim
Adını anarken titrer dilim,
Nefis yoklarken günde yetmiş bin defa,
Dönemeyiz, sözümüz var Yaradan’a.
Zevk ü safâ hoştur, bilirim amma,
Zevk ü safâyı vereni unutmam asla.
Olsun, biraz eksik kalalım biz burada,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!