Dinlesin, bir zamanlar akraba sandıklarım
Dinlesin, her aklıma geldikçe andıklarım
...
Bir varmış, bir de yokmuş evvel zaman içinde
Akrabam falan çokmuş kalbur saman içinde…
Bir adam ki çalışır, yeni araba alır
Getirip de evinin bahçesine bırakır
Beş yaşındaki oğlu, yerden taşı alarak
Sivrice tarafını kaputa dayayarak
Gönlünce yazıp çizer, kaputu zorlayarak
Bu esnada babası öfkeyle çıka gelir
Dün gece gördüm seni rüyamda
Duruşun bir başka, bakışın başka
Hasret gözlerinde sanki kördüğüm
Uzak diyarlara dalışın başka
Yıllar öncesinde kalsa da mazi
Yola revan olmuş eşkin ızdırabı
Nasır tutar yüreğimde durmadan
Bir çocuk sevinciyle koşarken sana doğru
Takılır yüreğimde bir yutkuntu gibi
Bir Kaf dağı misali
Güzel seven çirkin adam,
Çirkin sevseydin keşke
Alt üst oldu gönül dünyam
Bugün hallerim başka
Güzel seven çirkin adam
Tuzu kuru olan bilmez yağmuru
Emniyette olan soğuk demiri
Hasreti, öfkeyi,gelen nöbbeti
Söylemesi kolay, dile ne var ki
Kaç gece uykusuz, kaç gece yorgun
Gözlerinde gördüm, beni
Hep böyle derin miydi?
Sımsıcaktı ellerin
Yüreğim senin miydi?
Soruyorum kendime
Gözler mi bakışlar mı?
Gözlerin yine aynı
Bakışların derinden
Dudakların da aynı
Oynatır yüreğimden...
Gah bir içim su, gül yüzün
Hasret, tuzlu bir yemekten arta kalan
Susuzluk gibi.
Kanmak mı, kanmamak mı güzel?
Sevda, başımda zonklayan
İncitmissin yıllar yılı,
Bakışların çok derin,
Sözlerin gam yükü dolu,
Kıldan ince,
Kılıçtan keskin




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!