Benim olmayan ne varsa
zaten yarımdı bu hayatta…
Giden gitti, kalan eksik,
acı fazlaydı payıma düşen.
Varsa bende biraz umut,
o da senin olsun.
Omuzlarımda taşımaktan yorulduğum
suskun geceler,
kimseye anlatamadığım çöküşler,
bir sigara dumanına sığdırdığım
bin tane vedam…
Hepsi senin olsun.
Ben kendimden vazgeçtim çoktan,
aynada yüzüme bakarken
tanımadım artık gözlerimi.
Gülüşüm emanet,
kalbim rehin,
kırık hayallerim senin olsun.
Bir zamanlar “biz” dediğim ne varsa
şimdi yabancı bana.
Adını anınca boğazıma düğümlenen
o yarım kalmış cümleler,
geceleri uykumu bölen
keşke’ler…
Hepsi senin olsun.
Ben sevmeyi yanlış kişide öğrendim,
değer vermeyi hak etmeyene sundum.
Karşılıksız bekleyişlerim,
susarak ağladığım akşamlar,
“gelir” diye kapıya baktığım
o son umut…
Senin olsun.
Gülmeyi unuttum,
ama sen gülebil diye sustum.
Ben içimde yıkılırken
dışımda dimdik durdum.
Kimse bilmedi,
kimse sormadı…
Bu yorgunluk bile senin olsun.
Bir kalp vardı bende,
çok sevdi, çok dayandı,
en çok da affetti.
Şimdi paramparça,
ama hâlâ sana çarpıyor.
O kalbin enkazı bile
senin olsun.
Benim payıma düşen yalnızlıktı,
senin payına her şey…
Ben geceyi seçtim,
sen sabahı.
Ben karanlıkta kaldım,
ışık sana yakışır diye.
Işık senin olsun.
Eğer bir gün hatırlarsan beni,
“ne çok sevmişti” dersen,
işte o an bil ki
geride bıraktığın
kırık bir hayat vardı.
O hayat da
senin olsun…
Tarih 09/10/2011
agâh tövbekâr
Kayıt:09/02/2026 20:35:00
Agâh TövbekârKayıt Tarihi : 9.2.2026 20:39:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!