Akşam, yavaşça çökerken omuzlarıma
Şehrin bütün ışıkları susmayı öğreniyor.
Bir pencere önünde duruyorum,
Camda yüzüm değil, senden kalan hâlim var.
Zaman dediğin şey,
Avuçlarımın arasından kayan bir su
Ne kadar tutmaya çalışsam
O kadar senden geçiyor.
Adını anmıyorum artık,
Çünkü her harf bir yara gibi açılıyor içimde.
Bazı isimler vardır,
Söylenince kalp kanar, sessizce.
Rüzgârla konuşmayı öğrendim senden sonra,
O da hep seni anlatıyor bana.
“Gitmek,” diyor,
“Bazen kalmanın en ağır biçimidir.”
Geceler uzadıkça
Düşüncelerim sana benzemeye başladı.
Dağınık, uykusuz
Ve hep yarım kalan.
Bir anı düşüyor aklıma,
Gülüşün mesela—
Dünyanın bütün ağırlığını
Bir anlığına unutturan o şey.
Sevmek,
Birinin yokluğunu ezberlemekmiş meğer.
Sesini duymadan da
Yaşayabilmeyi öğrenmek.
Ama kalp, akıl gibi değil,
O hâlâ seni bekliyor bir yerlerde.
Belki yanlış bir durakta,
Belki hiç gelmeyecek bir trende.
Ve ben,
Her gece kendime aynı soruyu soruyorum:
İnsan birini kaybedince mi büyür
Yoksa eksilerek mi olgunlaşır?
Sabah oluyor.
Işık, yaralarımı saklamayı bilmiyor.
Adını yine anmıyorum—
Ama her şey, sana benzemeye devam ediyor.
Sinan Bayram
Sinan BayramKayıt Tarihi : 3.2.2026 18:23:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!