Sezince, kula köle kılındığımızı,
Senin gizeminde, bereketlendik biz,
Sevdada viran kalırsak, şahitsin ki divaneyiz,
Öyle çetin yollara, sürdün ki şahsımızı, Sultanım,
Ruhunun çağlayanı, tepe rüzgarlarının esintisiyiz.
*
Hacı Bektaş davet aldı, kuşanıp vardı Katına,
Veysel ile dertleştim, ünledi ve aktı O'na,
İsmini kazıdım, sayfa oldu sinem O'na,
Bu itikatla, büyüdü muhabbetim ve aktı O'na.
*
Ağlayıp nedamet duyar, sonra döner haykırırız,
Aldırma sen, sürünsek de hep izinden yürürüz,
İçimizde, yolunu bulsa da o sinsi iblis,
Bin kere daha, safça bağışlanma dileniriz.
*
Yalvarırım, bu sine aksın Zatına, Sen eriş de şahsıma,
Can vermek ne ki, sorgulamam dahi, Sen bit de şahsıma,
Vefatım, kilidi açmayacak belki,
Sırtlar gönlümü varırım, Sen geç de şahsıma.
*
Dağlar taşımazken, bu ağır emaneti,
Omuzladım hasretini, yük bildim bu zahmeti,
Çöller kurutsa da, bedenimdeki rahmeti,
Toplar kederimi gelirim, Sen iç de şahsıma.
*
Dikenler sarssa da, geçtiğim her durağı,
Söndürmem, aşkınla tutuşan bu çırağı,
Mesken tutsam da gurbeti, ırağı,
Taşır özlemimi gelirim, Sen seç de şahsıma.
*
Geceler örtse de üzerimi, bir yorgan misali,
Bulunmaz şu dünyada, kederimin emsali,
Bozulsa da fanilerin, o anlamsız meali,
Kucaklar derdimi gelirim, Sen uç de şahsıma.
*
Bir garip yolcuyum kapında, heybemde hiçlik,
İstemem ne saray, ne taç, ne de bir güçlük,
Varlığında yok olmakmış, asıl dinçlik,
Yükler hiçliğimi gelirim, Sen aç de şahsıma.
*
Fırtınalar kopsa da, ruhumun deryasında,
Huzuru bulurum, ancak senin rüyanda,
Kaybolsam da şu alemin, kuru gürültüsünde,
Bağlar ümidimi gelirim, Sen saç de şahsıma.
*
Son nefesim yaklaştığında, vuslat anına,
Bırak beni, karışayım senin o sonsuz kanına,
Azrail yetişmese de, bu garip canıma,
Yükler yüreğimi gelirim, Sen gül de şahsıma.
Kayıt Tarihi : 17.1.2026 11:25:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!