İçimdeki merhameti tükettim karlı dağlarda,
Zihnimdeki umutları harcadım çıkmaz sokaklarda,
Rüyalarıma son verdim huzur vermeyen uykularda,
Gönlümdeki aşk öldü kaprisli derin kuyularda.
Gözlerimdeki ışık karardı kör pencerelerde,
İçinizi hüzün sardıysa kulak verin halk türkülerine,
Sazlar, sözler sizi götürsün memleketin her köşesine,
Her sabah, her akşam türküler misafir olsun evinize,
Aşıkların sesi, türkülerin sihirli ezgisi işlesin içinize.
Anadolu halkının susmayan en güçlü ezgisi,
Kıtaları aşan turnalar beni de görün,
Sesime gelin, aylardır bekliyorum sizi,
Aranıza beni de alın, doğaya götürün.
Yeşil ovalar, mavi deryalar bekler bizi,
Bulutlar arasından süzülelim dizi dizi.
Karaları, okyanusları beraber aşalım,
Bir kartal gibi uçmak isterdim mavi göklerde,
Özgürce süzülmek isterdim engin denizlerde,
Görmek isterdim yaylaları, bütün ormanları,
Sabahları tepeden izlemek isterdim ceylanları.
Su içmek isterdim her öğlen temiz göllerden,
Doğa renk renk çiçeklerle donansa,
Kuruyan dereler yeniden çağlasa,
Geceleri gökyüzünde yıldızlar daima parlasa,
Dünyada savaşlar bitse, silahlar sussa,
Her kıtada, her yeri barış ve huzur sarsa,
Her renkten, her cinsiyetten. her dinden,
Dikenli bir tarlaya döndü hayatımız
Kaygı ve hüzünle sarılı dört bir yanımız
Oysa çocukken umutla geçerdi her anımız
Güldürürdü bizi fıkralarımız, masallarımız
Mutlu ederdi aynı sofrada yediğimiz aşımız
Hayata karşı her zaman dik dururdu başımız
Bunu da, seni de elbet unutur, geçerim.
Yeni bir dünyada yeni bir hayat seçerim.
Maziyi sonsuza dek unutmak üzere silerim,
Zihnimi ve yüreğimi sil baştan yenilerim.
Uzun bir yola çıkar, çok uzaklara giderim;
Kara cellatlar kuşanmış çelikten zırhları,
Elerinde keskin kılıçları, savaş baltaları;
Yakıp yıkıyorlar köyleri, şehirleri, ormanları;
Çığlıklar içinde ağlıyor Suriyenin çocukları.
Muaviye barbarları sarmış dağları, ovaları;
Yaşlı Adam
Uzattı nasırlı ellerini, "bir parça ekmek" dedi.
Kahya sepetten yarım ekmek verdi,
Çok yorgun ve bitkindi.
Bir an kahyanın yüzüne baktı, sonra başını eğdi.
Gölgen suyun içine düşer yaz sabahında,
Bana tebessüm edersin suyun altında,
Saçların dalgalanır suyun dalgasında,
Gözlerin ışıldar damlaların ortasında.
Kırları süslersin sarı beyaz papatya,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!