Çıkıyorum...
Üzerimde aylardır yıkanmamış iki çaput parçası. Saçlarım en son ne zaman kesildi bilmiyorum. Aslında ben hiçbir şey bilmiyorum,
Kaç yaşındayım,kaç yıldır buradayım,
Kimim,neredeyim, bilmiyorum.
Ve çok korkuyorum.
Burada hiçbir şey yok ,hiç kimsem yok.
Ama en çok da zaman yok burada.
Tek bildiğim genç bir delikanlıydım buraya girdiğimde.
Minik bir kızın babasıydım.
Sadece onu hatırlıyorum.
Şimdi bilmiyorum ve korkuyorum
Dışarı çıkıyorum ben daha kendimi tanımıyorum. Nereye nasıl çıkacağımı,
Kiminle karşılaşacağımı da bilmiyorum.
Beni kim neden tanısın,?
Daha ben kendimi tanımıyorum..
ilk kez gökyüzüne baktım uzun uzun.
Masmavi ...
Sahi mavi umudun rengi değil miydi?
Daha ilk girdiğim yıllarda da avuç içi kadar bir pencereden bakardım umudun rengine
Sonra ,sonrası hiç ,karanlık...
Ne umudum kalmıştı re mavi..
Yürüyorum kalabalıkla...
Gözleri patlamış,,ruhları olmayan kurumuş bedenlerle
ilk kez bu kadar kalabalık insanı bir arada görüyorum.
Yıllar sonra ben ,beni tanımamışken kim beni nasıl tanıyacak,ben nereye gideceğim bilmiyorum ve korkuyorum.
Herkes birbirine sarılıyor ne güzel onlar değişmemiş demek ki bak tanımışlar birbirlerini Anne oğlunu ,adam eşini kızını ...
Omuzlarıma kar yağmış gibi uzun saçlarım.
Sakallım çatıdan sarkan buzlar gibi kaskatı. Yüzümdeki çizgiler öyle derin ve karmakarışık ki
Ellerim titriyor ,bacaklarımda can yokmuş gibi. Ben kime nasıl sarılacağım bilmiyorum ve Korkuyorum .
Çıkmak iyi mi kötü mü onu da bilmiyorum.
Tanıdık bir yer mi burası acaba?
Hiçbir şey yok etrafımızda.
Ağaç, yıkık dökük evler...
Ayakta kalan birkaç bina...
Tıpkı bana benziyor ha düştü ha düşecek.
__Baba !
Bir Kadın sesi kulağımın dibinde.
Sanırım babasını arayan bir kız.
__Baba! Baba!
Çok yakından geliyor ses.
Döndüm o yana.;46,50 li yaşlarıda bir hanım;
__Baba
Ben mi babanım?
__Ben Meryem, kızın Meryemim ben ...
Hani annenin adını koyduğun, kızın Meryem ...
İyice yaklaştı .
Evet o zeytin karası gözler aynıydı..
Sadece onlar tanıdık geldi bana..
Ben onu gözlerinden tanıdım .
Peki o beni nasıl, nerden tanıdı?
Geldi sımsıkı sarıldı .
Çok kirliydim, kokuyordum ve korkuyordum
Ama o sarıldı bana
O iki güzel çocuk da sarıldı ,:
__Dedei!
diye...
Ben dede miyim?
Ya ben daha baba bile olmayı bilmezken
Nasıl dede oldum ?
__Peki annen ?
__Annen nerede, nasıl buldunuz beni?
Koluma girdiler, kapıya doğru ilerledik.
Tekerlekli sandalyede benim gibi çökmüş göçmüş bir hanım ve yanında genç bir kız
İşte tek tanıdığım hiç unutmadığım o yüz.
Hatice...
Vefalı Hatice ...
Peygamberin eşi gibi sadık Hatice.
Kızımın annesi Hatice ...
Tam 43 yıl o ölmedi diye beni bekleyen Hatice..
Saime FINDIKÇI
Pilot yüzbaşı HalitTatari ye ithaf olunmuştur.
Kayıt Tarihi : 15.09.2026 09:12:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!