SEBİH
Göçmen kuşlar göçtü uzak diyarlara
Bir sen göçmedin, vay sana Sebih
Ömür dediğin sonu belli değil mi ki?
Teker teker günleri saysana Sebih
Bir kalem yazarsın da çekenler olmaz
Tarlaya bir tutam umut ekenler olmaz
Kuru ağaca bir bardak su dökenler olmaz
Sen ne yaptın diyor sana, duysana Sebih
Kelimeler duygularına cümle olmuyor
Cümleler kursan da sebebi sorulmuyor
Sebepsiz güllere bülbüller konmuyor
Şiirlere söz olmaktan caysana Sebih
Beklediğin yarınlar senden çok uzakta
Yetişemezsin peşinden gitsen de kızakta
Bugünler yok gibi, yarınlarsa tuzakta
Düşersen arkandan bakıp da ağlasana Sebih
Karanlığı yok bildin, ortasında kaldın
Güvendin herkese, gaflete daldın
Salladığın küreği boşa geri aldın
Elinden nasırları soysana Sebih
Geceden umutsuz bıraktın sabaha
Umutları bir bir dane yaptın tesbihe
Kim bilir ne diyecekler Mehmet Sebih'e
Yine mi sustun, hay sana Sebih?
Bir ömür aradın kendine bir liman
Her liman yabancı, her yol sana yalan
Gidenler dönmedi, geçmedi zaman
Biraz da kendine yaslansana Sebih
Dost bildiğin yüzler birer birer soldu
Gönlünün bahçesi kurudu, çöl oldu
Nice güzel hayal bir sessizliğe boğuldu
Kırılan dalları bağlasana Sebih
Ne çok söz biriktirdin söyleyemedin
Kaç gece yıldızlara derdini diyemedin
Kendi yüreğinin sesini işitemedin
Bir kez de kendini dinlesene Sebih
Yollar uzun geldi, menziller uzak
Her köşe başında bekliyordu bir tuzak
İnsan insana bazen ne kadar ırak
Bu dünyanın sırrını çözsene Sebih
Bir lokma ekmeğin peşinde ömür
Kimi güler yüzlü, kimi gönülden kömür
Geçip giden yıllar sanki ince bir ömür
Dünün hesabını sormasana Sebih
Ne makam kalıcı ne de şan kalır
Gidenin ardından bir tek hatıra kalır
Kimi unutulur, kimi gönüllerde yaşar
Kibrin gölgesinden çıksana Sebih
Kalemini kırma, sözünü tüketme
İçindeki çocuğu erkenden büyütme
Her ihaneti yüreğine yük etme
Biraz da kendini affetsene Sebih
Bir gün gelir suskun dağlar dile gelir
Kırılan gönüller yeniden dirilir
Sabreden yüreğe elbet bahar gelir
O baharı gönlünde büyütsene Sebih
Ne kadar saklasan görünür yaran
Ne kadar kaçsan da peşindedir zaman
Bir gün anlaşılır hakikatle yalan
Gerçeğin yanında dursana Sebih
Dünya dediğin bir konak, misafirhane
Kimi için bahar, kimi için virane
İnsanın en büyük serveti vicdanı yine
Bu serveti ömrünce korusana Sebih
Bir çınar gölgesi aradın yıllarca
Bir dost omzu bekledin yoruldukça
Herkes kendi derdine düşmüş bakınca
Sen yine insanı sevmesene Sebih
Yazdığın şiirler belki okunmayacak
Söylediğin sözler belki duyulmayacak
Ama hakikat bir gün unutulmayacak
Sözünü yarınlara bıraksana Sebih
Bir gün bu sokaklar sensiz kalacak
Adını bilenler başka diyarlara dalacak
Geride bir avuç hatıra kalacak
İyi anılmak için yaşasana Sebih
Göçmen kuşlar yine göçer uzaklara
Bir gün herkes veda eder bu diyarlara
Ne servet götürülür ne de makam mezara
İnsanlığınla iz bıraksana Sebih
MEHMET SEBİH ALTUN
Mehmet Sebih Altun
Kayıt Tarihi : 8.11.2026 21:51:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!