son kez olsun gel, gittiğimi duyarsan
aralıdır kapım,
olur da bir gün gelirsin diye
kırdım kapımın kilidini
ev sahibinin elinin izi olmaz kapının tokmağında
çalmadan gir içeri
kaldır kafanı, şöyle bir bak
kendini göreceksin tavanda,
saçlarını göreceksin, gözlerini göreceksin
satır satır, çizgi çizgi işlemişim her yana
seni göreceksin, bendeki seni
yüreğimdeki yaraların kan izlerini
hasretini bağladığım dilek iplerinde
gör bendeki seni, duyumsa
kırlarda çiçek toplayan kız sensin
sarı bluz, yeşil etekli
elinde üç adet papatya, saçında karanfil
kendini göreceksin her duvarda,
nakış nakış nasıl işlediğini göreceksin, bakışlarımın seni
yıllarımı göreceksin, halının her saçağında
adının ilk harfini buğularda, camlarda
saksıda çiçekler de yolunu gözlerdi
gün gün, saatleri, saniyeleri sayıp
pencerem hep aralıydı, perdeler yarım
kokun gelirdi her seher
cam aralığından giren rüzgarda
her seher dua ederdim gelişine, elimi açıp
kar yağardı sokaklara, örterdi izleri
susardı köpekler
kaldırımdan yankılanan ayak sesindi
hemen koşup kahve yapardım sana
orta şekerli
senin için süslediğim balkonda
baş köşe senin yerindi
inan ki kimseyi oturtmadım
gül kokardı sokaklar sen düşüme düşünce
kışın tam ortasında mor sümbüller açardı
saçlarının kokusu bastırırdı
nisan yağmurlarıyla şahlanan toprak kokusunu
ölüm sessizliği kaplardı sokak lambalarını
oturduğun bank çocuk parkında
tam penceremin karşısında
sallandığın salıncağa dönüktü
gittiğini duyunca banklar
sokakları kapatırdı bulutlar,
tek tek yakardı yıldırımlar bacaları
korkardım
seni benden de kıskanırdım bazen
düşüme düşme diye kapatırdım perdeleri
bir bilsen kabus dolu gecelere nasıl razı geldiğimi
kan ter içinde uyanıp soğuk kış günlerinde
oysa seni sayıklamak çaresizlik değildi
rüyalarım da senindi
zalimlik alın yazında değil
ellerinin çizgilerinde,
burcunda var, yıldızlarda
oysa benim fallarımda sen baharın ta kendisiydin
gözlerimin gözlediği sokaklara bak
uzun uzun süzerek
hatırı kalsın gözlerinde
lütfen, gözlerine gittiğimi söyleme
maktulün merhametidir derler katilini doğuran
bak sana bahar bıraktım,
güz sancısı çeken bakışlarından uzak tut mevsimleri
devşirme kışları,
bak, yine de sana bahar bıraktım
gülümse
yüzün güneş topluyor kırların kokusuyla
saçının örükleri eşit değil ki
korkakça gitmeler bana göre değildi
isterdim çarpışa çarpışa ölsün sana olan duygularım
sırtındaki sarı bluzunu süsleyen
saçının örükleri hep eşit olmalı
şimdi ellerinle süsle kanaviçelerimi
sandığımda kat kat
örüklerinle süpür hasretini yar
göz gördüğüne inanır,
gönül görmeden de sever
istemem, yadın elleri dokunmasın tenime
sen yıka, yedi kat sar kefenimi
ellerinle süsle tabutumu sen
koy içine saçına taktığın üç adet karanfili
son kez olsun gel, gittiğimi duyarsan
sokaklar gelişini hiç tatmadı ki...
18.03.2026 Ehyet DUMLU
Kayıt Tarihi : 18.3.2026 18:30:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!