Ne handansın ne şâdsın ne neş'e-fürûş
Eyâ şehr-î Stanbul sana ne olmuş
El-ân mahzun sa'dâbâdın Haliç hamuş
Eyâ şehr-î Stanbul sana ne olmuş
Cihâna turfa-fürûş iki bâhrın var
Senin çün revnak-ı şâyân-ı fahrın var
Öyle sevdalar vardır, biter baslar;
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten
Devamını Oku
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten




Neylesin şehr-i Stanbul yine iyi dayanmış
Bunca eşref-i mahlukatın yükünü sırtlanmış
Sadabadın dilinden anlayan Nedim de kalmamış
Ne mutlu bize ki Haliç kendini unutturmamış
Şairimizi tebrik ederim.Şiire gelince benim ufkum kısa sözcüklerin anlamını bile bilmiyorum. anlaşılır
dille yazsanız daha güzel olmazmı.selamlar
Şiirinizi ve sizi tebrik eder ...başarılar ve şiir dolu günler diler ...saygı ve hürmetlerimi sunarım....Mehmet Karlı
istanbul´a yakışan bir şiir.yüreğiniz dert görmesin.tebrikler,selime
Bu şiir ile ilgili 4 tane yorum bulunmakta