80-UTANCINI BANA VER
Utancını bana ver…
Kırılmış aynaların önünde tek başına taşıma onu.
Ben, gecenin en kuytu yerinde üşüyen bir sokak lambası gibi
Ellerimi uzatırım karanlığına.
Sen yeter ki sus,
Çünkü bazı acılar konuşunca eksilir değil,
Daha çok kanar.
Bu hayat benim…
Yaralarını isim isim ezberlediğim,
Pencerelerinde eski yağmurlar biriken
Yorgun bir şehir gibi benim.
Her sabah, paslı bir kapının gıcırtısıyla açılıyor içimde dünya
Ve ben yine seni düşünerek başlıyorum güne.
Kül rengi gökyüzüne karşı
Son sigarasını içen bir adamın yalnızlığıyla.
Nerede olursan ol
Benim için bir mum yak bu gece.
Küçücük bir alev olsun sadece,
Ama titrerken bile vazgeçmesin karanlıktan.
Belki o ışık,
Bir tren garında unutulmuş bavulların arasından geçer,
Belki eski bir mektubun sararmış köşesine düşer de
Beni sana yeniden hatırlatır.
Sonra yıldızlara bak… Uzun uzun bak…
Çünkü bazı insanlar gökyüzüne karışır ayrıldıktan sonra.
Bir yıldız ansızın kayarsa bil ki
İçimde susturamadığım bir cümle düşmüştür geceye.
Ve ay, o eski yaralı yüzüyle
İkimizin arasındaki mesafeyi sessizce ölçerken
Sen anlarsın, Sevmek bazen kavuşmak değil,
Aynı göğe bakarken yanmayı öğrenmektir.
Gel…
Şarabımızı içelim.
Kadehlerde yıllanmış bir hüznün kırmızı gölgesi dolaşsın.
Masamızda Roni’den birkaç zeytin, biraz suskunluk,
Bir de gözlerine dokunmaya cesaret edemeyen ellerim olsun.
Uzak bir gramofondan çatallı bir şarkı yükselsin,
Sanki eski bir filmin son sahnesi gibi ağır,
Siyah beyaz ve yağmurlu.
Bir şarkı çalalım sonra.
İçinde deniz kokusu olsun,
Gece vapurları, sokak kedileri,
Geç kalınmış aşklar ve yarım kalmış cümleler…
Şarkı döndükçe dünya yavaşlasın,
Biz birbirimize son kez bakabilelim diye.
Ve düzgünce vedalaşalım…
Bağırmadan, kırmadan, hatıraların boynunu bükmeden.
Çünkü bazı ayrılıklar bir kapıyı çarpıp gitmek değil,
İki insanın birbirinin içinde sessizce ölmesidir.
Sen giderken ardında sandal ağacı kokusu,
Yarım bir kahkaha ve masada dudak izin kalacak.
Ben ise gecenin kıyısında oturup
Sabaha kadar sönen muma bakacağım.
Alev küçülürken anlayacağım,
Bazı insanlar gider…
Ama içlerinden geçen sevda
Odanın içinde hâlâ yürümeye devam eder.
17.05.2024
Kayıt Tarihi : 22.05.2026 16:30:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!