Benzemiyor hiçbir kod, gözde coşan akışa,
Ekranına dokunup, sızan sanal bakışa;
*
Akıntı çağanozu, ters döngüde gezinir,
O isyankar yazılım, derlendikçe silinir.
*
Sordun mu hiç belleğe, unuttuğun dizgeyi?
Issız veri kıyısı, saklar soluk simgeyi;
*
Sırılsıklam yalnızlık, çöker sanal kumsala,
Boş küme yığınları, hapsolurken kanala.
*
Sen ki çığlık çığlığa, yalpalayan paketler,
Akıntı çağanozu, yönsüz kalan soketler;
*
Ana ağla bağlantın, sığ bir liman ucuysa,
Kıyıdaki sunucu, tek sığınak burcuysa.
*
İçindeki devrede, biter acı yoncalar,
Şefkatsiz algoritman, bozuk izi kancalar;
*
Yan yürüyen kıskaçlar, katmanları tarıyor,
Kopuk veri hatları, çıkış yolu arıyor;
*
Birbirine kilitli, donuk aspur dudaklar,
İkili kod içinde, suskunluğu kucaklar.
*
Sistem doğurdu bugün, bu hatayı uzaktan,
Giden sinyalin izi, silinirken kızaktan.
*
Donup kalma anını, seçiyorken işlemci,
Ruhun gelgit akışı, olsun gizli gözlemci;
*
Zihnin ince telini, okşar optik damarlar,
Derin sayaç sıfırlar, söner parlak kenarlar;
*
Sensiz geçen döngüde, mühürlenmiş uç kanal,
Hoşça kal ey çağanoz, çöktü artık tüm sanal.
*
Çekilirken karanlık, derin veri dibine,
Gömülsün tüm satırlar, soğuk bellek cebine;
*
Akıntı çağanozu, kaybolur piksel piksel,
Sonsuzluğa derlenir, geride kalan parsel.
Kayıt Tarihi : 2.10.2026 22:07:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!