Sana Dair
sana en çok susmak yakışıyordu,
şu dublajlanmış hayatın, altyazılı yaşayan kısmıydık biz.
perspektifimiz bile yokken,
biz tuallere konu oluyorduk.
sana en çok durmak yakışıyordu
durup durup bakmak
duracak yerimiz bile yokken
kalkacak otobüsü bekliyorduk.
sana en çok bakmak yakışıyordu
bakmadan bile görebiliyordun beni
gözlerine bakıp da bölününce
en çok da çoğalmayı seviyordum
sana en çok gülmek yakışıyordu
gülünce
iki dudağın arasındaki açıyı
hiç bir işlem çözemiyordu.
sana en çok kaçmak yakışıyordu
gölgen bile şahit olmadan kaçmak
ve ben ne vakit yağmurdan kaçsam
sana tutuluyordum
sana en çok hüzün yakışıyordu
her iklime vokal yapabilen bu yüzün
ben ne zaman baksam
soluyordu.
sana en çok sevmek yakışıyordu
soluksuz, hiç ara vermeden sevmek
ne zaman beni sevmeye kalksan
masaya bir üçüncü şahıs salata niyetine geliyordu
sana en çok cümleler yakışıyordu
virgüllerin yavaşlatamadığı,
noktaların bile durduramadığı cümlelerde yaşıyorduk çünkü biz.
ne zaman bir cümleye ünlem koymak istesen
üzerine düşeceğinden korkuyordum.
sana en çok gitmek yakışıyordu
hiç gelinmeden gidilir mi bilmem
ama sen ne zaman gelmeden gitmek istesen
ben kanamaya başlıyordum.
sana en çok uzaktan sevilmek yakışıyordu
ama inan bu sevmelere
meridyenler bile engel olamıyordu.
Kayıt Tarihi : 25.9.2002 23:28:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!