Şimdi Akağaç kıraathanesine düştü güneş
Nihat akşam figüranlık işlerine bakmış,
Baş rol teklif ettiler! Kabul etmedim diyor,
onların gözü gözde bizimkisi zeytin çekirdeği
Bir numaran olsa anlardık be Nihat...vay anasını
Şimdi şu yeşil zeytine aklım gidiyorda,
Çatalla yesem laf söz ederler...Hikaye
Elimde kavuşmuyor, aklımla zeytine
Sabah saatinin mahmurluğunda
Birde mithat şarkı söylemese, birde uydurmasa
Birde sözlerini değiştirmese, birde sabah sabah
Kahvaltı yapıyoruz be oğlum!
Açık hava üç beş masa eski gazeteler...
Peynir, domates, yağ,bal, ekmek değilde
Bir şu zeytin mesaisi...Birde tutabilsem
Kayıp gitme be oğlum! Birde yerinde dursa
Gençler bana gülüyor gizli gizli, bilmiyorum sanıp.
Hani, her geçeni çağırıyoruz...Davet meselesi,
Birde çeketimizi ilikle! Efendilik...Eh! Yani...
Saygıdan be oğlum! Bunun burası; Ayık Sami
Gönüller bir olsun...Abiniz sayılırım.
Dilerim ki herkes gelsinde şen şakrak olalım.
Sevmiyorum tek başıma...Anlayın işte
Yoksa ben çatallada yerim yeşil zeytini
Sofra bir olsun, sabahları, Akağaç burası
Esirgemeyin kendinizi, severim gözlerinizi
Yarın menemen var, Mithat soğansız diyor ya
Nihat soğanlı, Nihat 'karışmayın bende' diyor
Dogru mu, palavra mı?
Kaç lafın dogru be oğlum!
Ya kandırıp, yarın işe gelmezsen, ya yalansa?
Vay anasına ulan! Ulan...vay anasına
Alper Tunga 3
Kayıt Tarihi : 15.10.2026 05:20:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Nihat mı? Zannetmiyorum



