Şairin Hayatı İle İlgili Bir Bilgi Girilmemiş
Eserleri
KÖYÜN ÇEŞMESİ
Toplanır gelinler kızlar başına
Güzel güzel akar köyün çeşmesi
O suyun tadını almayan bilmez
Soğuk soğuk akar köyün çeşmesi
Yapmışlar ustalar kesmişler taşı
Ucu burada ama kırk gözde başı
Kimi çay koyar kimi evelik aşı
Damağa tat verir köyün çeşmesi
Dokuz ayı kattım üç ayı yazı
Hasret çeken yürek bitmiyor sızı
Toplanmış başına gelini kızı
Her zaman huzur var köyün çeşmesi
Yağmura karışır akıyor suyu
Kimi muhabbetler açılmış koyu
Küründe su içer kuzu koyunu
Her damağa lezzet köyün çeşmesi
Akar buz suyunu gizlemez asla
Başına varanlar varıyor aşkla
Mimari yapılmış kesme taşla
Yüreklere akar köyün çeşmesi
Gençleri tur atar köyün yolunda
Vurulur güzele çeşme başında
Her lezzet var ekmeğinde aşında
Aşıklara akar köyün çeşmesi
Samet senden çokça içti eylendi
Uyudu başında kaldı dinlendi
Gönüller muhabbet güzel yerindi
Her yüreğe huzur köyün çeşmesi
Samet Sultani Yıldırım
26.01.2019
Aşkta yarın yoktur sevgili. Zaman ileri doğru değil, içeri, yüreklere, derinlere doğru işlemeye başlar, bilgeleşir. Hiç bilmediği sezgileriyle buluşur. Yükü çok ağırdır, kendiyle buluşmuştur. Hem dışındadır dünyanın, hem de ortasında.
Hindistan'da Ganj Nehri'nin kıyısında yakılan yoksul adamın hissettikleri de onunladır, yitirdikleri de... Newyork'ta, bir sokakta, o kartondan kulübesinde yaşayan kadının çıplak yalnızlığı da. Her şey onunladır, ona emanettir sanki, ama o, çıldırtıcı bir yalnızlık içindedir yine de...
Aşkın kültürlü olmakla, bilgili olmakla da ilgisi yoktur sevgili, kanımıza karışan ilkel acı, o yaban ağrıyla hiçbir kitabın yazmadığı hakikatlere daha yakınızdır, inan...
Kim demişti hatırlamıyorum, aşk varlığın değil, yokluğun acısıdır diye. Belki de bu yüzden ilk gençliğimde, o yoğun aşık olduğum yıllarda, gözüme uyku girmez, dudağımda bir ıslıkla bütün gece şehri, o karanlık, o hüzünlü sokakları dolaşır, insanları uykularından uyandırmak isterdim. Uyanıp, içimde derin bir sızıyla uyanan o derin sancının acısına ortak olsunlar diye...
Aşk çok eski bir şeydir sevgili. Onun içinden o çileli çocukluğumuz geçer. Sevdiğimiz insanların çocuklukları da... Oradan üvey anneler, eksik babalar, parasız yatılılar geçer. Ve sonra aşk bütün bunları alır, daha da eskilere gider, hep o ilkel acıya, o yaban ağrıya...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!