Dağ gibi yığılan, dertlerim azdı,
Dostlarım halimi, sormuyor Fatoş...
Doktora uğradım, reçete yazdı,
İlaçla tedavi, olmuyor Fatoş...
Hasretin bağrımı, yaktı kavurdu,
Sabah olduğunda kalk evlat uyan,
Diyen! Canım annem seni özledim.
Çay hazır evladım çay soğumasın,
Diyen! Canım annem seni özledim.
Önce siz oturun canlarım benim,
Dur gitme ne olur, uyma şeytana,
Duyulan pişmanlık, etmez beş para,
İstersen hasret koy, beni bahara,
Bir kez olsun dinle, gel gitme n’olur.
Fazla üzme beni, dinle son defa,
Bir sevgi var içimde, zamanı unutturan,
Aklıma düştüğü an, kalbimde yankılanan.
Yanar insan sessizce, hiç ismini anmadan,
......Yürek bir kere yanmış, kader bu, çile çeker,
……Gerçek seven odur ki, bir ömür boyu sever,
Hasret denen zehrin, tadını tatdım,
Anlatmam imkansız, hüznüm dorukta,
Neşeyi sevinci, kaldırıp attım,
Anlatmam imkansız, hüznüm dorukta,
Vurgun yedim sanki, başım dönüyor
Alın teri ile, kismet taşırız,
Helâl rızık ile, lokma yutarız,
Kimselere el açmadan yaşarız,
İşte hep bu yüzden, huzurluyuz biz.
Ne varlığımızla, öğünürüz biz,
İdrak bir ıstırap, cana saplanır,
Kalbim bir fırındır, sessizce yanar.
Yollar yokuş olur, kader yüklenir,
Her adım iz bırakır, silinmesin der.
Korkular örerken, geceden duvar,
Gözlerim yollarda seni beklerken,
Sana olan duygum,dolup taşarken,
Senin hasretinle, kalbim titrerken,
Bütün ümitlerim, kayboldu gitti.
......Herkes kıskanırdı, sevgiliydik biz,
......Kalmadı kalbimde, sevdandan bir iz.
Ey kaplan pençeli kız, nerden çıktın karşıma?
Gözlerin şimşek çaktı, ruhun yıldırım attı,
Şu gönlümü fethettin, o vahşi bakışınla,
Küllenmiş garip gönlüm, yeniden alev aldı.
Güzelliğin fırtına, beni kasıp kavurdu,
Kuldan şefaat beklemek, günahtır ve ahmaklıktır,
Şefaat Allah'a mahsus, tek şefaatçı Allah'tır.
Kur’an (Zümer Suresi, 44. Ayet)
"De ki: Bütün şefaat Allah’a aittir."




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!