Salih Melikoğlu Şiirleri - Şair Salih Me ...

Salih Melikoğlu

Her akşam / pencereme / dökülen / nimet sensin
Pencereme / dokunup / kalbe düşen / nur sensin
Dökülen / kalbe düşen / biraz kalsın / solumda
Nimet sensin / nur sensin / solumda / saklım sensin

Devamını Oku
Salih Melikoğlu

seninle / çorak toprak / gül bahçesi / gözümde
çorak toprak / bağ olur / sevda ile / özümde
gül bahçesi / sevda ile / sulanırsa / gül kokar
gözümde / özümde / gül kokar / nefesinde

Devamını Oku
Salih Melikoğlu

külü tutsan...harlanirda...gün gelirde...el yanmaz mı
harlanirda...aşk yürekde...diyemezsen...dil yanmaz mı
gün gelirde...diyemezsen...vah edersin...tek sözüne
el yanmaz mı...dil yanmaz mı...tek sozune...can yanmaz mı

Devamını Oku
Salih Melikoğlu

Yalnızlığın resmidir
Olmayışı
Bir sigara paketinin yanında çakmağının
Veyahut yanmayışıdır
Tenha bir yolda sokak lambasının

Devamını Oku
Salih Melikoğlu

Zamanı tutamıyorum, affet yavrum
Lakin en dönülmez yeminler gibi tutuyorum ellerini
Şu hayat kavgasından seni düşünerek çıkıyorum dipdiri
Baba deyişin yavrum
kamçılıyor yaşama sevincimi
Doğduğunda kulağına

Devamını Oku
Salih Melikoğlu

kesin dilimi kökten haddini aşmış ise
kırın kolumu yenden mazluma kalkmış ise
ağzımı mühürleyin ,bağlayın ellerimi
iyi niyetlerimi yıkıp durmayın beyler

bosaltın ceplerimi alın üç beş ne varsa

Devamını Oku
Salih Melikoğlu


Bir çam ağacıyla
Güllük otunun hikâyesinden ibaretiz
Aynı şehirde büyüyen iki çocuk kadar yabancı
Sen kusursuzca yaşayıp gidersin
Bense üç mevsim gömülürüm toprağa

Devamını Oku
Salih Melikoğlu

Yürüdük Gelibolu'ya, dilimiz de o nida Allahu ekber!
Yürüdükçe büyüdük, biz büyüdükçe küçüldü ezildi devler.

Dikildik karşısına, sıra dağlar gibi itikatsız ordunun
Alemler görsünler ki, bu yeniden şahlanışıdır bir ulusun.

Devamını Oku
Salih Melikoğlu

bir yağmur başlardı akşam üstüydü
usul usul değerek göz bebeklerine
rahmet yağar derdi eski adamlar
can verirdi değdiğine nimet üstüydü
usul usul yağmur bile seni fısıldar

Devamını Oku
Salih Melikoğlu

AŞKIN ÖN SAFINDA DURAN ADAM

Sen aşkın en yüksek perdesinde kılıç salladın
bu yüzden heybetli ve fırtınalı ıslıklar çalar senin dudakların
bir akşam yıldırım gibi budamıştın baştan aşağı bütün dallarımı
durgun ve yorgun iklimime bir rüzgar katmıştın

Devamını Oku