Yaşamak
her gün aynı yönden doğan güneşin
kandırması gibidir insanı
ölüm yok diye
ya da bir çiçeğin haykırışı gibidir
Öyle soluksuz uzaklardan
kabuk bağlamamış yaralardan
hangi yanık yüreğin dumanını getirdin
destursuz ve sormadan
beni kervan geçer yol mu sandın
han mı sandın
yağmurlu tenha bir gece
sesin sesimi ısıtsın
sesin icimi
odun ateşinde kararmış demlik
taze çay gibi muhabbet
Kızmadım sana kalbimi çaldın diye
Bende senden sonra hep ıslık çaldım.
Seni sevmek ilk defa duyulmuş bir şarkıya eşlik etmek gibi
Seni sevmek Cebeci’de akşam Beykoz’da sabah güneşi
Seni sevmek selpak satan bir çocuk simit satan bir dede
Seni sevmek her bakımdan devadır derde
Seni sevmek hiç tanımadığım birine selam vermek gibi
Seni sevmek gülden feragat edip avuçlamaktı dikeni
Bu yol gönül yoludur dikenlerini serme
Güneşi göster bize perdelerini germe
Bırak kızarsın güller alel acele derme
Aşık yürek narindir kıran olma sevgili
Ruhu saran türküyü söküpde alma sazdan
Seni seviyorum diyeyim
anla ki kuş uçtu yuvadan
gün ışıdı
değişti yaprağın ucunda titreyen mevsim
geceler ömür kadar kısaldı
firar etti sehpadan boynum
aşkımı tazeledi damla damla yağmurlar
nefes nefes sen koktun ciğerlerime düştün
mümkün mü ki adını unutursun uykular
bir oldun çığlıklarla kulaklarıma düştün
bakışımdadır kusur sende noksan ne arar
Yağmurlar ısmarladım
göğe komşu memleketlerden
saçların filizlenmeye yakındır
Bir umut tohumu bırakacağım avuçlarına
sen dipsiz bir ormanı besleyeceksin




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!