önce bir şairin kapısıydı sanki
sonra bir kıyamet meclisi.
ne zaman çalacak savaş borusu,
kim verecekti çarpışma emrini.
bir bilinmezin bu bin boyutu,
bir şairin yüreğiydi sanki.
İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı
Önce hafiften bir rüzgar esiyor;
Yavaş yavaş sallanıyor
Yapraklar ağaçlarda;
Uzaklarda, çok uzaklarda,
Sucuların hiç durmayan çıngırakları
Devamını Oku
Önce hafiften bir rüzgar esiyor;
Yavaş yavaş sallanıyor
Yapraklar ağaçlarda;
Uzaklarda, çok uzaklarda,
Sucuların hiç durmayan çıngırakları



