Elinde bir tesbih, sırtında cübbe.
Uzaktan bakınca müslüman dersin.
Mümin gibi sakal bırakmış züppe.
Uzaktan bakınca müslüman dersin.
Şeytan girmiş çıkmaz içinden bunun.
Bir parçası olmuş, kahpe oyunun.
Öyle sevdalar vardır, biter baslar;
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten
Devamını Oku
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten




Mü'minlik ve Müslümanlık, sadece kılık kıyafetini sünnete ya da geçmişlerin adetine uydurmakla mümkün olmaz elbette canım kardeşim ama, kılık kıyafetin de gerçek sünnete uyması müslümanlığın bir parçasıdır. Çünkü, Resulullah -s.a.v-, "KİM KİME BENZEMEK İSTERSE ONLARDAN OLUR." buyurur. Yani halimizle, kalimizle ve cümle amellerimiz ve de emellerimizle mü'min ve müslüman olmak lazımdır ki, bu da ancak, Allah'ın kitabına ve Resulullah'ın sahih sünnetine harfiyen uymakla mümkün olur.
Hayırlı çalışmalar.
Bu şiir ile ilgili 1 tane yorum bulunmakta